Açık prostatektomi ameliyatı idrar yolunu tıkayan veya tümöral gelişim gösteren prostat bezinin, alt karın bölgesine yapılan tek bir cerrahi kesiyle vücut dışına çıkarılması işlemidir.
Operasyon anestezi altında göbek deliğinin altından kasığa uzanan yaklaşık on santimetrelik bir kesi açılarak gerçekleştirilir. Cerrah, bu açıklıktan doğrudan ilgili bölgeye ulaşır.
Problemli prostat dokusu parça parça değil büyük bir bütün halinde yerinden alınarak bölgeden uzaklaştırılır ve açılan kesi onarılarak işlem tamamlanır.
Özellikle aşırı büyümüş dokuların tedavisinde yüksek başarı sunan bu geleneksel cerrahi yöntem hastaların sağlıklı idrar akışına güvenle yeniden kavuşmasını sağlamaktadır.
Üroloji Uzmanı
Prof. Dr. Yılören Tanıdır, 2001 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olmuş, üroloji ihtisasını Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamlamış bir üroloji uzmanıdır. Medicana Ataşehir Hastanesi’nde görev yapan Tanıdır; endoüroloji, laparoskopi, robotik cerrahi ve çocuk ürolojisi (hipospadias, nörojen mesane) alanlarında uzmanlaşmıştır.
Prof. Dr. Yılören Tanıdır üroloji alanında tanı ve tedavi hizmetler sunmaktadır. Güncel tıbbi yaklaşımlar doğrultusunda, minimal invaziv, laparoskopik ve robotik cerrahi yöntemler uygulamaktadır. Tanı ve tedavi süreçlerinde hasta güvenliği, etik ilkeler ve bilimsel veriler esas alınarak hizmet vermektedir.
Prostat Bezi Nedir ve Açık Prostatektomi Ameliyatı Öncesi Anatomisi Nasıl Değerlendirilir?
Prostat, yalnızca erkeklerin anatomisinde yer alan, mesanenin (idrar torbasının) hemen çıkışında bulunan ve idrar kanalını bir yüzük gibi çepeçevre saran özel bir salgı bezidir. Gençlik döneminde yaklaşık bir kestane veya ceviz büyüklüğünde olan bu bezin temel görevi üreme sistemiyle ilgilidir. Spermleri besleyen, onların kadın üreme sistemi içinde hayatta kalmasını ve hareket etmesini sağlayan o özel sıvının büyük bir kısmını prostat bezi üretir. Konumu itibarıyla prostat, adeta vücudun alt kısmında bir kavşak noktası gibidir. Hem idrarın vücuttan atıldığı yol hem de üreme sıvıların taşındığı yol bu bezin içinden geçer.
Bu kritik konumu nedeniyle, prostatın boyutunda veya yapısında meydana gelebilecek herhangi bir değişiklik, doğrudan idrar akışını etkileme potansiyeli taşır. Ameliyat planlamasından önce, hastanın leğen kemiği (pelvis) içindeki bu anatomik yapısı, mesanenin kapasitesi ve idrar kanalının durumu radyolojik görüntülemelerle çok detaylı bir şekilde değerlendirilir. Cerrahinin başarılı geçmesi için bu kavşak noktasının kişiye özel yapısının operasyon öncesinde haritalandırılması büyük önem taşır.
İyi Huylu Prostat Büyümesi Nedir ve Açık Prostatektomi Ameliyatı Kararı Nasıl Alınır?
Erkekler yaşlandıkça, vücuttaki hormonal dengelerin, özellikle de testosteron hormonunun metabolizmasının değişmesiyle birlikte prostat bezi hacimsel olarak büyümeye başlar. Bu durum tıpta Benign Prostat Hiperplazisi (BPH) olarak adlandırılır. Adından da anlaşılabileceği gibi bu kanser hücresi içermeyen, tamamen iyi huylu bir büyümedir. Ancak iyi huylu olması, sorun yaratmadığı anlamına gelmez. Prostat bezi büyüdükçe, içinden geçen idrar kanalına dışarıdan bir mandal gibi baskı yapmaya başlar. İdrar kanalı daraldığında, mesane içerideki idrarı dışarı atabilmek için normalden çok daha fazla kasılmak ve güç harcamak zorunda kalır. Zamanla mesane kası yorulur, kalınlaşır ve esnekliğini yitirebilir. İlaç tedavileri bu baskıyı azaltmada yetersiz kaldığında cerrahi seçenekler masaya yatırılır.
Hastaların günlük yaşamında fark ettiği ve cerrahi kararına giden süreçte yol gösterici olan idrar yapma zorluğu belirtileri şunlardır:
- İdrar akım hızında ve tazyiğinde yavaşlama
- İdrara başlarken bir süre bekleme zorunluluğu
- Kesik kesik veya çatallı idrar yapma
- Geceleri uykudan uyanıp sık sık tuvalete gitme ihtiyacı
- İdrarı yaptıktan sonra mesaneyi tam boşaltamamış olma hissi
- Gündüzleri aniden ortaya çıkan ve ertelenmesi zor olan idrar sıkışmaları
- Tuvaletten çıkarken iç çamaşırına damlama
Açık Basit Prostatektomi ve Radikal Prostatektomi Ameliyatları Arasındaki Farklar Nelerdir?
Açık cerrahi terimi kullanıldığında, aslında hastalığın doğasına göre iki tamamen farklı ameliyat kastediliyor olabilir. Bu ayrımı anlamak, ameliyatın hedeflerini kavramak açısından çok değerlidir. İyi huylu prostat büyümesinde uygulanan işleme basit prostat ameliyatı adı verilir. Bu durumu bir portakal benzetmesiyle açıklamak oldukça aydınlatıcıdır. Prostatın en dışında sağlam bir dış zar (portakalın kabuğu) bulunur. İç kısımda ise büyüyerek idrar yolunu tıkayan doku (portakalın yenen meyve kısmı) yer alır. Basit cerrahide, portakalın kabuğu ve çevresindeki hassas dokular yerinde bırakılarak, sadece içeride büyüyen ve tıkanıklık yaratan meyve kısmı çıkarılır.
Kötü huylu tümör varlığında, yani prostat kanseri durumunda uygulanan radikal cerrahide ise temel amaç kanser hücrelerini vücuttan uzaklaştırmaktır. Bu nedenle portakal benzetmesine dönersek; meyve, kabuk ve prostata bitişik olan üreme kesecikleri bir bütün halinde tamamen vücut dışına alınır. Prostat tamamen çıkarıldığı için geride kalan mesane boynu, doğrudan idrar kanalına yeniden dikilerek üriner sistemin devamlılığı sağlanır.
Hangi Özel Durumlarda Açık Prostatektomi Ameliyatı Öncelikli Olarak Tercih Edilir?
Günümüzde kapalı (endoskopik) ameliyatlar oldukça yaygın olarak kullanılsa da bazı özel anatomik ve klinik durumlarda açık cerrahi halen en güvenilir ve öncelikli seçenek olmaya devam etmektedir. Kapalı ameliyatlarda idrar yolundan girilerek doku küçük parçalar halinde kesilir veya buharlaştırılır. Ancak prostat hacminin çok büyük olduğu durumlarda bu işlem çok uzun saatler alabilir ve çeşitli riskleri beraberinde getirebilir. Açık cerrahide ise doku tek ve büyük bir parça halinde çıkarıldığı için, dokunun boyutu ne kadar büyük olursa olsun işlem süresi daha tahmin edilebilir seviyelerde kalır.
Açık cerrahinin diğer yöntemlere göre genellikle öncelikli olarak seçildiği klinik durumlar şunlardır:
- Seksen veya yüz gramın üzerindeki oldukça büyük prostat hacimleri
- Mesane içinde birikmiş ve büyümüş devasa idrar kesesi taşları
- Mesane duvarında oluşan büyük fıtıklaşmalar (divertiküller)
- İdrar kanalında kapalı aletlerin geçişine izin vermeyen şiddetli darlıklar
- Hastanın bacaklarının havaya kaldırılmasını engelleyen kalça eklemi veya omurga hastalıkları
Tedaviler hakkında detaylı bilgi almak ve randevu oluşturmak için hemen bizimle iletişime geç!
Açık Prostatektomi Ameliyatı Öncesi Hazırlık Aşamasında Hangi Tetkikler İstenir?
Güvenli ve sorunsuz bir ameliyatın en önemli adımı, titiz bir ameliyat öncesi hazırlık sürecidir. Vücudun anesteziye ve cerrahi strese ne kadar hazır olduğunu görmek amacıyla hastanın genel sağlık durumu kapsamlı bir şekilde incelenir. Bu dönemde özellikle hastanın kullandığı ilaçların düzenlenmesi çok kritiktir. Kanı sulandıran ilaçlar kullanılıyorsa, kanama riskini yönetebilmek adına bu ilaçların genellikle ameliyattan belli bir süre önce kesilmesi veya daha kısa etkili alternatiflerle değiştirilmesi planlanır. Ayrıca anestezi ekibi hastayı muayene ederek, genel anestezi mi (tamamen uyuma) yoksa rejyonal anestezi mi (belden aşağısının uyuşturulması) uygulanacağına hastanın fizyolojik yapısına göre karar verir.
Ameliyat öncesi genel sağlık durumunu haritalandırmak için istenen rutin tetkikler şunlardır:
- Kan grubu, pıhtılaşma süreleri ve böbrek fonksiyonlarını gösteren kan tahlilleri
- İdrar yolu enfeksiyonunu dışlamak için idrar tahlili ve kültürü
- Kalp ritmini ve sağlığını değerlendiren elektrokardiyografi
- Solunum sistemi kapasitesi için akciğer grafisi
- İdrar akım hızını ölçen üroflowmetri testi
- Böbreklerin ve mesanenin durumunu gösteren alt batın ultrasonografisi
Açık Basit Prostatektomi Ameliyatı Sırasında Hangi Cerrahi Yöntemler Uygulanır?
İyi huylu büyüme için uygulanan açık cerrahide, hastanın iç anatomisine ve cerrahın değerlendirmesine bağlı olarak temelde iki farklı yoldan ilerlenebilir. Her iki yöntemde de karın alt bölgesine, genellikle sezaryen kesisi olarak bilinen yatay bir kesi veya göbeğin altından aşağıya doğru inen dikey bir kesi yapılarak başlanır. Karın kasları nazikçe aralanarak mesane ve prostatın bulunduğu leğen kemiği boşluğuna ulaşılır.
İlk yöntem olan transvezikal yaklaşımda (Freyer tekniği), mesanenin yani idrar torbasının ön duvarına küçük bir kesi yapılarak içeri girilir. Bu yöntemin en büyük avantajı, eğer mesane içinde taş varsa veya onarılması gereken fıtıklaşmalar bulunuyorsa, bunların doğrudan gözle görülerek eş zamanlı olarak tedavi edilebilmesidir. Cerrah, mesane boynundan prostata ulaşır ve büyüyen dokuyu etrafındaki kapsülden dikkatlice ayırarak çıkarır. İşlem bittikten sonra mesane duvarı su sızdırmayacak şekilde çok katlı olarak dikkatlice onarılır.
İkinci yöntem olan retropubik yaklaşımda (Millin tekniği) ise mesane duvarı hiç kesilmez. Cerrah, idrar torbasını yukarıya doğru nazikçe iterek doğrudan prostatın dış kapsülüne ulaşır. Prostat kapsülüne ufak bir pencere açılır ve büyüyen doku bu pencereden dışarı alınır. Bu tekniğin avantajı, mesane bütünlüğünün bozulmaması ve prostat yatağındaki kanamaların doğrudan görülerek daha kontrollü bir şekilde dikilebilmesidir. Hangi yöntemin hasta için daha uygun olduğuna, mesanenin anatomik yapısı ve eşlik eden diğer hastalıklar göz önünde bulundurularak karar verilir.
Kanser Durumunda Açık Radikal Prostatektomi Ameliyatı Nasıl Yürütülür?
Eğer cerrahinin sebebi prostat kanseri ise, operasyonun adımları tamamen değişir. Burada öncelikli amaç hastalığın vücuttan uzaklaştırılması ve onkolojik kontrolün sağlanmasıdır. Bu nedenle cerrahi plan, prostatın dışından, çevresindeki dokularla arasına sınır çekilerek yürütülür. Prostatı yerinde tutan bağlar serbestleştirilir, kan damarları dikkatlice bağlanır. Hastalığın derecesine ve yayılım riskine bağlı olarak leğen kemiği içindeki lenf bezleri de özenle temizlenerek patolojik incelemeye gönderilir.
Bu ameliyatın en hassas noktalarından biri, cinsel fonksiyonları (sertleşmeyi) ve idrar tutmayı sağlayan sinir demetlerinin korunmasıdır. Prostatın hemen sağından ve solundan geçen bu sinirler, eğer tümör dokusu sinirlere çok yakın değilse, özel tekniklerle ayrılarak korunmaya çalışılır. Prostat bezinin tamamı, yanındaki meni kesecikleriyle birlikte çıkarıldıktan sonra ortada bir boşluk oluşur. Yukarıda kalan mesane boynu, aşağıda kalan idrar kanalına (üretra) dikkatlice geri dikilir. Bu birleştirme işleminin iyileşip su sızdırmaz hale gelmesi zaman alacağından, iç dokuların kaynaması için bir süre beklenecektir.
Açık Prostatektomi Ameliyatı Sonrası Hastane Odasında İyileşme Nasıl Başlar?
Ameliyat tamamlanıp hasta uyanma odasından kendi odasına alındığında, iyileşme sürecinin ilk ve en yakından takip edilen evresi başlar. Bu dönemde hastanın dikkatini ilk çekecek olan şey, idrar yolundan takılmış olan ve ucunda sıvı torbaları bulunan özel bir sondadır. Genellikle üç farklı girişi olan bu sondayla, mesane içine dışarıdan sürekli olarak steril serum suyu verilir. Su mesaneyi yıkar, içeride birikebilecek kan sızıntılarını temizler ve diğer yoldan dışarı atılır. Bu yıkama işleminin temel amacı, yeni ameliyat olmuş prostat yatağından sızan kanın mesane içinde pıhtılaşmasını önlemektir. Çünkü pıhtılar idrar yolunu tıkayabilir ve mesanede ağrılı kasılmalara neden olabilir. Yıkanan sıvının rengi genellikle ilk saatlerde kırmızımsı olurken, saatler geçtikçe açılarak berraklaşması hedeflenir.
Ayrıca karın bölgesindeki kesi yerinin hemen yanında ince plastik bir tüp (dren) bulunur. Bu tüp, iç dokularda birikebilecek vücut sıvılarının dışarı alınmasını sağlayarak iyileşmeyi hızlandırır. Ameliyatın ertesi günü hastanın yatağından kalkarak kısa yürüyüşler yapması kuvvetle teşvik edilir. Erken hareket etmek; akciğerlerin açılmasına, bacak damarlarında pıhtı oluşumunun engellenmesine ve bağırsak hareketlerinin normale dönmesine büyük oranda yardımcı olur.
Tedaviler hakkında detaylı bilgi almak ve randevu oluşturmak için hemen bizimle iletişime geç!
Açık Prostatektomi Ameliyatı Sonrası Eve Dönüşte Hangi Kurallara Uyulmalıdır?
Hastanedeki takip süreci tamamlanıp dren ve (bazı vakalarda) sonda çekildikten sonra hasta taburcu edilir. Ancak iyileşme süreci evde de devam etmektedir. İç organlardaki ve kas tabakalarındaki dikişlerin kaynaması genellikle 4 ila 6 hafta sürebilir. Bu nekahat döneminde vücudu zorlayacak, karın içi basıncını artıracak hareketlerden kaçınmak büyük önem taşır. Karın içindeki basınç arttığında, yeni iyileşmekte olan prostat yatağındaki damarlara baskı oluşabilir ve bu durum geç dönem kanamalara yol açabilir.
Nekahat döneminde uzak durulması gereken bazı eylemler şunlardır:
- Beş kilogramdan daha ağır eşyaları kaldırmak
- Tuvalette dışkılama sırasında şiddetli ıkınmak
- Karın kaslarını zorlayacak yoğun egzersizler yapmak
- Apış arası (perine) bölgesine baskı yapan bisiklet sürmek
- Motosiklet kullanmak
- Uzun süre boyunca sert ve desteksiz zeminlere oturmak
Açık Prostatektomi Ameliyatı Sonrasında Beslenme ve Sıvı Tüketimi Nasıl Olmalıdır?
Evdeki iyileşme sürecinde hastanın beslenme alışkanlıkları, cerrahi başarının pekiştirilmesinde doğrudan rol oynar. Bu dönemin en kritik kuralı kabızlıktan korunmaktır. Kabızlık nedeniyle tuvalette zorlanmak ve ıkınmak, leğen kemiği tabanındaki basıncı aniden yükselterek iyileşen damar uçlarındaki koruyucu dokuların açılmasına ve idrarda tekrar kanama görülmesine neden olabilir. Bu durumu önlemek için sindirim sistemini yormayan, lif açısından zengin ve bağırsak hareketlerini kolaylaştıracak bir diyet benimsenmelidir. Ayrıca bol su içmek, idrar yollarını içeriden doğal olarak yıkayarak enfeksiyon riskini azaltır ve mesaneyi temiz tutar.
Beslenmenize dahil etmeniz önerilen lifli ve sindirimi kolay gıdalar şunlardır:
- Tam buğday veya çavdar ekmeği
- Yulaf ezmesi
- Zeytinyağlı tencere yemekleri
- Posa oranı yüksek taze meyveler
- Yeşil yapraklı sebzeler
- Günlük ortalama iki buçuk litre su
Açık Prostatektomi Ameliyatı Sonrasında Görülebilecek Olası Yan Etkiler Nelerdir?
Her cerrahi müdahalede olduğu gibi, açık prostat ameliyatlarının da kendine has, yönetilebilir riskleri ve yan etkileri bulunur. Operasyon bölgesinin damar açısından zengin yapısı nedeniyle, ilk günlerde idrarda kanamalar görülebilir. Bu kanamalar genellikle serumla yıkama işlemi sayesinde kontrol altında tutulur. Nadiren de olsa, mesane duvarına veya prostat kapsülüne atılan dikişlerin arasından karın boşluğuna hafif idrar sızıntıları olabilir. Bu gibi durumlarda vücudun kendi kendini onarmasına fırsat tanımak için idrar sondasının kalış süresi birkaç gün daha uzatılır ve sızıntının büyük oranda kendiliğinden kapanması beklenir.
İyileşme sürecinde nadiren karşılaşılabilecek bazı istenmeyen durumlar şunlardır:
- Kesi yerinde veya idrar yollarında enfeksiyon gelişimi
- Bacak toplardamarlarında pıhtı oluşumu
- İdrar yolu ile mesane birleşim yerinde darlık oluşması
- Ameliyat sonrası dönemde mesane spazmları
- Uzun süreli sonda kullanımına bağlı idrar kanalı tahrişleri
Açık Prostatektomi Ameliyatı İdrar Tutma ve Cinsel Fonksiyonları Nasıl Etkiler?
Hastaların ameliyat öncesi en çok merak ettikleri konuların başında, idrar kontrolünün ve cinsel yaşamın nasıl etkileneceği gelir. İyi huylu büyüme için yapılan basit cerrahide, sertleşmeyi sağlayan sinirler prostat kapsülünün dışında kaldığı ve kapsül çıkarılmadığı için, hastanın ameliyat öncesi sertleşme kapasitesi genellikle korunur. Ancak bu hastaların büyük bir kısmında “retrograd ejakülasyon” adı verilen kuru boşalma durumu yaşanır. Ameliyatla mesane boynu genişletildiği için, cinsel orgazm sırasında dışarı atılması gereken meni, daha geniş olan mesaneye (geriye doğru) kaçar ve sonrasında idrarla birlikte dışarı atılır. Bu durum sağlığa zarar vermez, orgazm hissini değiştirmez, yalnızca doğal yollarla çocuk sahibi olmayı engeller. Radikal kanser cerrahisinde ise sertleşme fonksiyonunun durumu sinirlerin korunup korunamamasına göre farklılık gösterir ve ameliyat sonrası medikal destek gerekebilir.
İdrar tutma (kontinans) konusunda ise basit cerrahi sonrasında kalıcı idrar kaçırma ihtimali oldukça düşüktür. Ancak sonda çekildikten sonraki ilk haftalarda, mesane boynundaki ödem ve idrar tutan kasların (sfinkter) yeni duruma alışma süreci nedeniyle geçici damlamalar veya aniden sıkışma hissi yaşanabilir. Bu adaptasyon sürecini hızlandırmak için pelvik taban kaslarını güçlendiren egzersizler (Kegel egzersizleri) öğretilir. Bu egzersizler, idrar yaparken idrarı durdurmak için kullandığınız kasları gün içinde düzenli olarak kasıp gevşeterek sfinkter mekanizmasını yeniden eğitmeyi amaçlar.
Açık Prostatektomi Ameliyatı Sonrasında Hastalık Tekrar Eder mi?
Ameliyat sonrası doku iyileşmesi tamamlandığında, hastalar genellikle idrar akımında çok ciddi bir rahatlama ve yaşam kalitesinde belirgin bir artış hissederler. İyi huylu prostat büyümesinde, büyüyen adenom dokusu çok geniş sınırlarla çıkarıldığı için, aynı bölgede tıkanıklık yaratacak kadar büyük bir dokunun yeniden oluşması (hastalığın nüks etmesi) ihtimali çok zayıftır. Çıkarılan bu devasa dokular sayesinde hastanın idrar yolu uzun yıllar boyunca açık kalma eğilimindedir.
Ancak unutulmaması gereken çok hayati bir detay vardır. İyi huylu cerrahide prostatın dış kabuğu (kapsülü) yerinde bırakılır ve prostat kanserleri genellikle bu geride bırakılan dış dokudan köken alır. Yani bu ameliyat hastayı iyi huylu büyümeden kurtarır, ancak prostat kanseri geliştirme potansiyelini ortadan kaldırmaz. Kanser cerrahisi olan radikal operasyonda ise prostat tamamen alındığı için durum farklıdır; takipler kanserin vücuttaki seyrine göre yapılır. İyi huylu ameliyatı olan hastaların kanda bakılan PSA (Prostat Spesifik Antijen) değerleri ameliyattan sonra ciddi oranda düşer fakat geride prostat dokusu kaldığı için sıfıra inmez. Ortaya çıkan bu yeni ve düşük PSA değeri, hastanın yeni normali olarak kabul edilir. Bu nedenle rahatlamış olsanız dahi, tıpkı ameliyat olmamış bir birey gibi yılda bir kez ürolojik kontrollerinize ve PSA takiplerinize devam etmeniz sağlığınız açısından son derece önemlidir.

