Erkek cinsel sağlığı ve cinsel fonksiyon bozuklukları; sinir sistemi, damar yapısı, hormonal denge ve psikolojik faktörlerin birlikte çalıştığı karmaşık bir sistemin bozulması sonucu ortaya çıkan, yaşam kalitesini doğrudan etkileyen tıbbi durumlardır. Bu bozukluklar genellikle damar hastalıkları, diyabet veya kronik stres gibi sistemik sağlık sorunlarının vücuttaki ilk sinyalleri olarak kabul edilir. Modern üroloji ve androloji bilimindeki teknolojik gelişmeler sayesinde, sertleşme sorunundan boşalma kontrolüne kadar tüm bu süreçler; uygun hastalarda kişiye özel ilaç protokolleri, doku yenileyici uygulamaları ve bazı cerrahi çözümlerle etkin şekilde yönetilebilir. Cinsel sağlığın korunması, yalnızca bireysel bir performans meselesi değil genel vücut sağlığının devamlılığı için hayati bir gerekliliktir.

Prof. Dr. Yılören TANIDIR
Üroloji Uzmanı

Prof. Dr. Yılören Tanıdır, 2001 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olmuş, üroloji ihtisasını Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamlamış bir üroloji uzmanıdır. Medicana Ataşehir Hastanesi’nde görev yapan Tanıdır; endoüroloji, laparoskopi, robotik cerrahi ve çocuk ürolojisi (hipospadias, nörojen mesane) alanlarında uzmanlaşmıştır.

Prof. Dr. Yılören Tanıdır üroloji alanında tanı ve tedavi hizmetler sunmaktadır. Güncel tıbbi yaklaşımlar doğrultusunda, minimal invaziv, laparoskopik ve robotik cerrahi yöntemler uygulamaktadır. Tanı ve tedavi süreçlerinde hasta güvenliği, etik ilkeler ve bilimsel veriler esas alınarak hizmet vermektedir.

WhatsApp'tan İletişime Geç
Erkek cinsel sağlığı nedir? Erkek cinsel sağlığı; cinsel istek (libido), ereksiyon (sertleşme), boşalma, orgazm, üreme fonksiyonu ve genel fiziksel-psikolojik iyilik halini kapsayan çok yönlü bir sağlık alanıdır.
Cinsel fonksiyon bozukluğu nedir? Cinsel yaşamı olumsuz etkileyen, sürekli veya tekrarlayan şekilde ortaya çıkan cinsel istek, uyarılma, ereksiyon, boşalma veya orgazm sorunlarını ifade eder.
En sık görülen cinsel fonksiyon bozuklukları Sertleşme bozukluğu (erektil disfonksiyon), erken boşalma, gecikmiş boşalma, düşük cinsel istek (libido kaybı), Peyronie hastalığı ve orgazm bozukluklarıdır.
Sertleşme bozukluğu nedir? Cinsel ilişki için yeterli sertliğin sağlanamaması veya sürdürülememesi durumudur. Ara sıra yaşanması normal olabilir; ancak sürekli hale gelmesi değerlendirilmelidir.
Sertleşme bozukluğunun nedenleri Diyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları, obezite, sigara, alkol, hormonal bozukluklar, bazı ilaçlar, stres, depresyon ve anksiyete gibi birçok faktör etkili olabilir.
Erken boşalma nedir? Boşalmanın kişinin veya partnerinin beklentisinden daha kısa sürede gerçekleşmesi ve bunun kontrol edilememesi durumudur.
Erken boşalmanın nedenleri Psikolojik etkenler, performans kaygısı, bazı nörolojik ve hormonal durumlar, genetik yatkınlık ve bazı ürolojik hastalıklar rol oynayabilir.
Cinsel isteksizlik neden oluşur? Testosteron düşüklüğü, kronik hastalıklar, depresyon, stres, ilişki sorunları, uyku bozuklukları ve bazı ilaçlar cinsel isteği azaltabilir.
Peyronie hastalığı nedir? Peniste plak oluşumu nedeniyle eğrilik, ağrı ve sertleşme sorunlarına yol açabilen bir bağ dokusu hastalığıdır.
Risk faktörleri İleri yaş, diyabet, damar hastalıkları, sigara kullanımı, hareketsiz yaşam, obezite, kronik stres ve hormonal bozukluklar risk oluşturabilir.
Tanı nasıl konur? Ayrıntılı tıbbi öykü, fizik muayene, laboratuvar testleri (kan şekeri, hormonlar vb.), gerekirse penil Doppler ultrasonografi ve standart değerlendirme anketleri kullanılabilir.
Hormon değerlendirmesi Testosteron başta olmak üzere gerekli durumlarda prolaktin, tiroit hormonları ve diğer hormonal testler istenebilir.
Yaşam tarzı değişiklikleri Düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, ideal kilonun korunması, sigaranın bırakılması, alkol tüketiminin sınırlandırılması ve kaliteli uyku cinsel sağlığı olumlu etkileyebilir.
Psikolojik destek Kaygı, depresyon, ilişki sorunları veya performans kaygısı bulunan kişilerde psikolojik danışmanlık veya cinsel terapi önemli fayda sağlayabilir.
İlaç tedavileri Sertleşme bozukluğunda uygun hastalarda fosfodiesteraz tip 5 (PDE5) inhibitörleri kullanılabilir. Erken boşalmada ise uygun görülen hastalarda çeşitli ilaç tedavileri değerlendirilebilir. Tedavi mutlaka hekim önerisiyle planlanmalıdır.
Hormon tedavisi Testosteron eksikliği laboratuvar testleriyle doğrulanmış ve uygun görülen hastalarda testosteron replasman tedavisi uygulanabilir. Her hasta için uygun değildir ve düzenli takip gerektirir.
Vakum ereksiyon cihazı Penise kan akışını artırarak ereksiyon oluşmasına yardımcı olan mekanik bir tedavi seçeneğidir. Özellikle ilaç kullanamayan veya ilaçlardan yeterli fayda görmeyen kişilerde değerlendirilebilir.
Enjeksiyon tedavileri Bazı hastalarda penise uygulanan ilaç enjeksiyonları etkili olabilir. Tedavi eğitimli sağlık profesyonellerinin önerisi doğrultusunda uygulanmalıdır.
Cerrahi tedavi Diğer tedavilere yanıt alınamayan uygun hastalarda penil protez ameliyatı düşünülebilir. Peyronie hastalığında da seçilmiş vakalarda cerrahi uygulanabilir.
Tedavi başarısını etkileyen faktörler Altta yatan hastalığın kontrolü, yaşam tarzı değişiklikleri, tedaviye uyum ve psikolojik durum tedavi başarısını önemli ölçüde etkiler.
Cinsel fonksiyon bozuklukları önlenebilir mi? Sağlıklı yaşam alışkanlıkları, kronik hastalıkların kontrolü, düzenli sağlık kontrolleri ve psikolojik sağlığın korunması riski azaltabilir.
Ne zaman tıbbi değerlendirme gerekir? Sorun üç aydan uzun sürüyorsa, yaşam kalitesini etkiliyorsa, ağrı, peniste eğrilik, ani gelişen sertleşme kaybı veya başka sağlık belirtileri eşlik ediyorsa sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Tedavi kişiye özel midir? Evet. Yaş, genel sağlık durumu, altta yatan nedenler, kullanılan ilaçlar ve bireysel beklentiler dikkate alınarak kişiye özel tedavi planı oluşturulur.
Düzenli takip neden önemlidir? Tedavi etkinliğinin değerlendirilmesi, olası yan etkilerin izlenmesi, altta yatan hastalıkların kontrolü ve gerektiğinde tedavi planının güncellenmesi için düzenli takip önerilir.

Erkeklerde Sağlıklı Bir Cinsel Fonksiyon Fizyolojik Olarak Nasıl İşler?

Sağlıklı bir cinsel fonksiyonun gerçekleşebilmesi için bedende adeta kusursuz bir senfoni orkestrasının çalması gerekir. Bu sürecin her bir aşaması, beynin en derin merkezlerinden başlayıp çevresel sinirlere, oradan kan damarlarına ve vücuttaki hormonların düzenli çalışmasına kadar uzanan sistemlerin uyumlu ve doğru çalışmasına bağlıdır.

Bu zincirin temel halkaları şunlardır:

  • İstek
  • Uyarılma
  • Boşalma
  • Orgazm

Süreç aslında bedende değil beyinde başlar. Görsel bir uyaran, bir düşünce, bir koku veya fiziksel bir temas beyin tarafından algılandığında, sinir sistemi anında harekete geçer. Bu uyarının bir sonucu olarak bölgedeki sinir uçlarından ve damarların iç yüzeyinden nitrik oksit adı verilen çok özel bir kimyasal haberci salgılanır. Bu haberci, penis içindeki süngerimsi dokularda bulunan düz kaslara gevşemeleri yönünde bir komut iletir.

Kaslar gevşediğinde, adeta kapakları açılan bir baraj gibi, bölgeye giden atardamarlar genişler ve bu süngerimsi dokular hızla yüksek basınçlı kanla dolmaya başlar. Kanla dolup şişen bu yapılar penisin dış kılıfının hemen altında yer alan ve normalde kanı geri taşıyan ince toplardamarları dışarı doğru iterek sıkıştırır. Bu sıkıştırma işlemi sayesinde kan o bölgede hapsolur. Kanın içeri girmesi ama dışarı çıkamaması durumu cinsel birliktelik için gerekli sertliği ve bu sertliğin sürekliliğini sağlar.

Boşalma süreci ise sertleşmeyi oluşturan sisteminden farklı olarak, sempatik sinir sisteminin kontrolü altındadır. Üretilen üreme hücreleri, çeşitli kanallardan geçerek prostat ve diğer salgı bezlerinden gelen sıvılarla harmanlanır. Bu süreçte beyindeki bazı özel kimyasallar rol oynar.  Bunlardan en önemlileri serotonin ve dopamin olarak bilinir. Bu sistemlerin herhangi bir noktasında yaşanan en ufak bir iletişim kopukluğu, bütün süreci sekteye uğratabilir.

Cinsel Fonksiyon Bozukluklarının Altında Yatan Nedenler Nasıl Bulunur?

Cinsel fonksiyon bozuklukları ile karşılaşıldığında atılması gereken ilk ve en önemli adım, sorunun gerçek kaynağını doğru ve net bir şekilde tespit etmektir. Bir sorunun fiziksel mi, psikolojik mi, yoksa yılların getirdiği bir yorgunluğun mu sonucu olduğunu anlamak için çok detaylı bir dedektiflik çalışması yapılır.

Sürecin kalbini, geçmişin ve mevcut durumun derinlemesine dinlendiği görüşmeler oluşturur. Sorunun hayatın hangi döneminde başladığı, aniden mi ortaya çıktığı yoksa aylar içinde yavaş yavaş mı geliştiği çok kritik bir detaydır. Örneğin sabah uyanıldığında görülen o doğal, istemsiz sertleşmelerin varlığı son derece önemli bir ipucudur. Eğer bu istemsiz sertleşmeler sağlıklı bir şekilde devam ediyorsa, bedenin fiziksel mekanizması, damarları ve sinirleri yapılarının büyük ölçüde doğru çalıştığına dair önemli bir ipucu olabilir; bu durumda sorunun kaynağı daha çok yoğun iş stresi, performans kaygısı veya ilişki problemleri gibi psikolojik faktörler olabilir. Ancak bu sabah sertleşmeleri tamamen kaybolmuşsa, o zaman damarsal, hormonal veya sinirsel nedenlerden kaynaklanan bir problemden şüphelenilir.

Bu süreçte incelenen başlıca sağlık faktörleri şunlardır:

  • Kan şekeri
  • Kolesterol seviyeleri
  • Hormon seviyeleri
  • Kullanılan ilaçlar
  • Geçirilen ameliyatlar
  • Tansiyon ve kalp-damar sistemini etkileyen hastalıklar

Kullanılan bazı tansiyon ilaçları, antidepresanlar veya mide ilaçları yan etki olarak cinsel fonksiyonları baskılayabilir. Geçmişte prostat veya bağırsak gibi pelvik bölgeyi ilgilendiren büyük ameliyatlar geçirilmişse, bu bölgedeki hassas sinir ağlarının zarar görme ihtimali mutlaka değerlendirilir. Fiziksel muayene ve sabah erken saatlerde yapılan hormon testleri ile bedenin genel biyolojik haritası çıkarılarak asıl hedefe yönelik sağlam bir yol haritası çizilir.

Erektil Disfonksiyon (Sertleşme Sorunu) Tedavisinde İlk Basamak Yöntemler Nelerdir?

Sertleşme sorunu, tıbbi adıyla erektil disfonksiyon, cinsel ilişki için yeterli sertliğin sağlanamaması veya sürdürülememesi durumudur. Bu konunun tedavisinde amaç cinsel yaşam kalitesini güvenli ve kalıcı bir şekilde yeniden iyileştirmektir. Tedavi planlanırken her zaman basamaklı bir yaklaşım izlenir; en basit, en az yan etkili ve en doğal yöntemlerden başlanarak duruma göre daha ileri seçeneklere geçilir. İlk basamak tedavinin temel taşı ağızdan alınan ilaçlar ve yaşam tarzında yapılacak köklü iyileştirmelerdir.

İlaç tedavisinde kan damarlarının gevşemesini sağlayan enzimleri kontrol eden özel moleküller kullanılır. Bu ilaçlar penise giden kan akışını ciddi şekilde artırarak mekanizmanın sağlıklı çalışmasına yardımcı olur.

Kullanılan ve ülkemizde olan başlıca ilaçların etken maddeleri şunlardır:

  • Sildenafil
  • Tadalafil
  • Vardenafil

Bu ilaçların her birinin etki süresi ve kullanım şekli birbirinden farklıdır. Bazıları ilişkiden hemen önce alınır ve etkisi kısa sürerken, bazıları vücutta çok daha uzun süre kalarak daha spontane bir cinsel yaşama olanak tanır. Ancak toplumda sıkça yanlış bilinen bir nokta vardır; bu ilaçlar mucizevi bir şekilde kendi başlarına sertleşme yaratmazlar. İlacın çalışabilmesi için mutlaka doğal bir cinsel isteğin ve uyarılmanın olması gerekir. Ayrıca ağır ve çok yağlı yemeklerin ardından alınan bazı ilaçların emilimi bozulabilir ve beklenen etki görülmeyebilir.

İlaç tedavisinin başarısını artıran ve iyileşmeye en büyük katkıyı sağlayan temel unsurlardan biri ise yaşam tarzında yapılacak değişikliklerdir.

Hayat tarzında yapılması gereken başlıca değişiklikler şunlardır:

  • Sigarayı bırakmak
  • Kilo vermek
  • Egzersiz yapmak
  • Sağlıklı beslenmek

Damar sağlığının en büyük düşmanı olan sigaranın bırakılması, damar fonksiyonlarının düzelmesine ve kan akımının iyileşmesine katkı sağlar. Düzenli fiziksel aktivite, vücuttaki nitrik oksit üretimini doğal yollardan artırır. Fazla kilolardan kurtulmak ve zeytinyağı, taze sebze, balık ağırlıklı Akdeniz tipi bir beslenme modeline geçmek, sadece cinsel hayatı değil tüm kalp ve damar sistemini adeta yeniler.

Tedaviler hakkında detaylı bilgi almak ve randevu oluşturmak için hemen bizimle iletişime geç!

Erektil Disfonksiyon (Sertleşme Sorunu) İlaçla Çözülmezse Hangi Yöntemler Kullanılır?

Ağızdan alınan ilaçların yetersiz kaldığı, hastanın mevcut kalp hastalıkları sebebiyle bu ilaçları kullanmasının riskli olduğu veya baş ağrısı, midede yanma, yüzde şiddetli kızarma gibi yan etkilerin tolere edilemediği durumlar yaşanabilir. Böyle anlarda tıbbın sunduğu çok daha gelişmiş, bölgesel ve etkili ikinci basamak tedavi seçenekleri devreye girer.

İkinci basamakta kullanılan başlıca yöntemler şunlardır:

  • Şok dalga tedavisi
  • İğne tedavisi
  • Vakum cihazları

Düşük yoğunluklu şok dalga tedavisi, son dönemin umut vadeden, genel olarak ağrısız ve belirgin yan etkisi olmayan uygulamalarından biridir. Dışarıdan bölgeye uygulanan düşük yoğunluklu ses dalgaları, dokuların derinliklerinde mikro düzeyde bir etki yaratarak dokuda onarım süreçlerini ve damar yapısının iyileşmesini desteklemeyi amaçlar. Vücut bu uyarıya bir onarım yanıtı verebilir ve zamanla yeni kılcal damarların oluşmasını destekleyen süreçler tetiklenebilir. Bu işlem sorunu anlık olarak çözmekten ziyade, doku kalitesini ve kanlanmayı iyileştirmeyi hedefler.

İğne tedavisi ise etkinliği yüksek bir diğer seçenektir. Damarları genişleten çok ilaç ve ilaç karışımları, insülin iğnesi gibi ince uçlu enjektörlerle doğrudan penis içerisindeki dokuya uygulanır. Doğru doz bulunduğunda, ilaç dakikalar içinde güçlü bir kan akışı sağlar. Bu uygulamanın püf noktası, doz ayarlamasının çok dikkatli yapılmasıdır; çünkü gereğinden fazla ilaç, sertliğin saatlerce inmemesi gibi acil müdahale gerektiren bir duruma yol açabilir.

Herhangi bir ilaç veya dışarıdan kimyasal bir madde almak istemeyen bireyler içinse vakum cihazları iyi bir mekanik alternatiftir. Özel silindir şeklindeki bir tüpün bölgeye yerleştirilmesi ve içindeki havanın boşaltılmasıyla oluşturulan negatif basınç, kanı mekanik olarak içeri çeker. İstenen dolgunluk sağlandığında, kök kısma yerleştirilen yumuşak bir halka sayesinde kanın geri kaçması engellenir ve ilişki süresince dolgunluk korunur.

Sertleşme Sorunu İçin Mutluluk Çubuğu (Penil Protez) Hangi Durumlarda Tercih Edilir?

İlaçların işe yaramadığı, iğne tedavilerinin veya şok dalgalarının fayda sağlamadığı, özellikle çok uzun yıllardır diyabet hastası olan, ağır damar yetmezliği bulunan veya prostat kanseri ameliyatları sonrası damar ve sinir hasarının zamanla düzelmediği kişilerde sorun tamamen fiziksel ve kalıcı hale gelmiş olabilir. İşte diğer tüm basamakların tüketildiği bu noktada kalıcı, kesin ve ömür boyu başarıyı hedefleyen üçüncü basamak tedavi olarak penil protez cerrahileri gündeme gelir. Halk arasında mutluluk çubuğu olarak bilinen bu teknoloji, kişinin cinsel yeniden kazanmasına yardımcı olan gelişmiş tıbbi sistemlerdir.

Piyasada bulunan temel protez tipleri şunlardır:

  • Bükülebilir protezler
  • Şişirilebilir protezler

Bükülebilir protezler, yapıları gereği sürekli belli bir sertlikte duran, ancak içindeki esnek tel mekanizması sayesinde kıvrılarak çamaşır içinde gizlenebilen sistemlerdir. İlişki anında elle düzleştirilerek kullanılırlar. Kullanımı çok basit olmakla birlikte sürekli bir dolgunluk hissi yaratırlar.

Şişirilebilir protezler ise doğal anatomiyi ve bedenin kendi işleyişini, günümüzde doğal anatomiye en yakın şekilde taklit eden çok daha ileri düzey teknolojilerdir. Sistem üç parçadan oluşur. Karın zarı arkasına içi sıvı dolu küçük bir depo, testis torbasının içine genellikle dışarıdan fark edilmeyen minik bir kontrol pompası ve penis içine şişebilir silindirler yerleştirilir. Kişi ilişkiye girmek istediğinde, testis torbasındaki minik pompaya basarak sıvının silindirlere dolmasını sağlar. İlişki bittiğinde ise pompanın üzerindeki tahliye noktasına basarak sıvıyı geri gönderir ve daha doğal, yumuşak bir haline döner. Çoğu durumda dışarıdan bakıldığında fark edilmeyebilir. Karşı taraf dokunduğunda ise bükülebilir protezlere kıyasla anlaşılması daha zordur. Çoğu hastada hissetme, haz alma ve orgazm olma fonksiyonları korunur ve esas olarak sertliğin mekanik olarak sağlanması ve korunması güvence altına alınmış olur.

Prematür Ejakülasyon (Erken Boşalma) Sorunu Nasıl Kontrol Altına Alınır?

Erken boşalma sorunu, yaş veya sosyal statü fark etmeksizin erkekler arasında en sık karşılaşılan, ancak çoğu zaman gurur meselesi yapılarak saklanan bir cinsel fonksiyon bozukluğudur. Sadece sürenin kısalığı değil aynı zamanda boşalma hissi üzerinde yeterli kontrolün sağlanamaması ve bu durumun hem kişide hem de partnerinde yarattığı yoğun stres, performans kaygısı ve huzursuzluk bu tablonun temel özellikleridir. Bu problem hayatın ilk dönemlerinden beri oluyorsa buna primer prematür ejakülasyon, daha sonradan kazanılıyorsa sekonder ya da kazanılmış prematür ejakülasyon denir. Sekonder tipte ise altta yatan sonradan gelişen ürolojik, hormonal, psikolojik veya ilişkiyle ilişkili bir neden bulunabilir.

Kullanılan başlıca tedavi seçenekleri şunlardır:

  • İlaç tedavisi
  • Davranışsal terapiler
  • Pelvik kas egzersizleri
  • Duyarsızlaştırıcı kremler

İlaç tedavisinde, beyindeki serotonin sistemi üzerinden etki ederek boşalma refleksini geciktiren özel moleküller kullanılır. Günümüzde sık kullanılan ilaçların önemli bir kısmı sürekli kullanım gerektirmez; cinsel birliktelik planlandığı gün, ilişkiden birkaç saat önce alınmaları yeterlidir. Bazı hastalarda geçmişte olduğu gibi bugün de bazı ilaçların düzenli günlük kullanımı tercih edilebilmektedir.

Dikkat edilmesi gereken nokta, erken boşalmanın sadece bir hap yutularak kökünden çözülecek bir sorun olmamasıdır; bedenin reflekslerini yeniden eğitmeyi gerektirir. Davranışsal terapiler bu noktada çok değerlidir. İlişki veya uyarılma sırasında heyecanın doruğa tırmandığı anı hissedip bilerek ara vermek, vücudun o kaçınılmaz noktaya gelmesini geciktirir. Bu yönteme dur-kalk tekniği denir. Aynı şekilde idrar akışını durdurmaya yarayan pelvik taban kaslarını hedefleyen egzersizler zamanla boşalmanın olduğu kritik an geldiğinde bedene “dur” komutunu verebilme gücünü kişiye kazandırır. Penisteki aşırı fiziksel hassasiyeti azaltmak için kullanılan hafif uyuşukluk sağlayan ürünler de bu bütüncül tedavi sürecine pratik bir destek sağlar.

Seçilmiş ve sınırlı olgularda, penis başına hyaluronik asit uygulaması veya duyarsızlaştırmaya yönelik bazı girişimsel yöntemler de gündeme gelebilir; ancak bunlar standart ilk basamak tedaviler arasında yer almaz.

Tedaviler hakkında detaylı bilgi almak ve randevu oluşturmak için hemen bizimle iletişime geç!

Peyronie Hastalığı (Penis Eğriliği) Nasıl Düzeltilir?

Peyronie hastalığı, penisin esnekliğini sağlayan dış kılıfının üzerinde oluşan bir değişiklikten kaynaklanan bir problemdir. Bu problemde ele sert bir plak ya da sertlik hissi gelir. Bu yapı penisin esnekliğinin kaybolmasına ve penisin o tarafa doğru çekilmesine neden olur. Neden geliştiği tam olarak bilinmese de, genel kanı zorlayıcı cinsel ilişkiler veya küçük, fark edilmeyen darbeler sonucu oluşan mikro yırtıkların iyileşirken sert, kireçlenmiş yara izlerine dönüşmesiyle ortaya çıktığı yönündedir. Bu sert plaklar, o bölgenin esnemesini engellediği için, kan dolup genişleme anında penisin o sert dokunun olduğu tarafa doğru bükülmesine, şekil bozukluğuna ve ciddi ağrılara neden olur. Hastalık iki farklı yüzü olan bir madalyon gibidir ve tedavi, o an hangi yüzün göründüğüne göre tamamen değişir. Hastalığın temel olarak akut (erken) ve kronik (geç) olmak üzere iki fazı vardır. Erken dönemde genellikle sertleşmede ağrı vardır ve peniste olan şekil bozukluğu zaman içerisinde ilerler. Bu dönem genellikle 6 ay ile 18 ay arasında tamamlanır. Bunu takiben de kronik faz başlar.

Akut dönemde uygulanan başlıca tedaviler şunlardır:

  • Ağızdan alınan ilaçlar
  • Plak içi enjeksiyonlar
  • Şok dalga tedavisi
  • Traksiyon cihazları

İlk ayları kapsayan erken dönemde dokudaki inflamasyon ve yangı devam eder. Bu evrede en belirgin şikayet ağrıdır ve eğrilik henüz oturmamıştır. Bu dönemde cerrahi bir müdahale tercih edilmez. Amaç ağrıyı azaltmak, eğriliğin ilerlemesini sınırlandırmak ve şikayetleri kontrol altına almaktır. Doğrudan sert dokunun içine yapılan özel iğneler, şok dalga tedavileri ve bölgeyi dışarıdan mekanik olarak gererek esnetmeye yarayan cihazlar ile sürecin kötüye gitmesi yavaşlatılmaya veya sınırlandırılmaya çalışılır. Bu dönemde sertleşme problemleri de olabileceği için hem sertleşmeyi sürdürebilmek hem de penisin kan akımını artırmak amacıyla, günlük kullanıma uygun PDE5 inhibitörleri, örneğin tadalafil 5 mg, tercih edilebilir. Günümüzde geçmişte yoğun olarak kullanılmış olan E vitamini ve kolşisin desteği, bilimsel çalışmalarda etkinlikleri net gösterilemediği için daha az tercih edilmektedir.

Kronik dönemde uygulanan cerrahi yöntemler şunlardır:

  • Plikasyon
  • Greftleme
  • Protez takılması

Aylar geçtikten sonra ağrı kaybolduğunda ve eğriliğin açısında artık artma olmadığında hastalık artık kronik faza geçmiş demektir. Eğer bu şekil bozukluğu cinsel birleşmeyi imkansız kılıyor veya her iki tarafa da acı veriyorsa, devreye ileri cerrahi teknikler girer. Cerrahiler sırasında peniste kısalma ve sertleşmede bozulma olabileceğinden her hastaya cerrahi önermek doğru değildir. Özellikle eğrilik belirginse ve cinsel ilişkiyi zorlaştırıyorsa cerrahi daha fazla gündeme gelir.

Eğriliğin zıt tarafındaki sağlıklı dokuya minik dikişler konularak denge sağlama yapılabilir. Bu işlemde peniste 1-2 cm gibi bir kısalma olabilir. Çok sert plakların kesilip çıkarılarak yerlerine yeni esnek yamalar dikilmesi uygulandığında da sertleşme problemleri ortaya çıkabilir. Bu nedenle ciddi bir sertleşme kaybı da eşlik ediyorsa uygun hastalarda plak cerrahisi ile birlikte protez cerrahisi uygulanarak hem eğrilik hem de sertleşme sorunu birlikte tedavi edilebilir.

Erkeklerde Testosteron Eksikliği (Geç Başlayan Hipogonadizm) Nasıl Giderilir?

Erkeklik hormonu olarak bilinen testosteron, sadece cinsel hayatın değil kemiklerin sağlamlığının, kas kütlesinin gücünün, kan üretiminin, zihinsel berraklığın ve genel yaşam enerjisinin en temel yakıtıdır. Tıpkı güçlü bir motorun benzini gibidir; yakıt azaldığında tüm sistem teklemeye başlar. Yaşın ilerlemesiyle birlikte bu hormonun üretiminde doğal bir yavaşlama görülür. Ancak bazı kişilerde bu düşüş çok daha keskin olur ve yaşam kalitesini derinden sarsan belirtilerle kendini gösterir.

Hastaların en sık dile getirdiği şikayetler şunlardır:

  • Yorgunluk
  • Cinsel istekte kayıp
  • Cinsel ilişkide yaşanan sıkıntılar
  • Enerji kaybı
  • Duygu durumunda düşme
  • Uyku sorunları

Kişi hayattan eskisi kadar zevk almamaya başlar, sürekli bir halsizlik hali içindedir, spor yapsa bile kas kütlesi azalır ve bel çevresinde yağlanma artar. Cinsel fanteziler ve fiziksel yakınlaşma arzusu adeta buharlaşıp kaybolur. Şikayetleri olan hastalarda yapılan kan testlerinde bu hormonun seviyesi olması gereken sınırların altında çıkarsa ve kişi bu sayılan sıkıntıları bizzat yaşıyorsa, dışarıdan destek tedavisi gündeme gelir. Eksik olan bu yakıt; cilde her gün sürülen pratik jellerle, belirli periyotlarla yapılan uzun etkili kas içi iğnelerle veya cilt altına yerleştirilen minik implantlarla vücuda geri kazandırılır. Sistem yeniden hormonla buluştuğunda kişinin enerjisi, yaşam sevinci ve cinsel fonksiyonlarında belirgin bir düzelme görülebilir. Ancak bu tedavi, vücudun kan dengesi ve prostat sağlığı açısından mutlaka bir uzman takibinde, düzenli aralıklarla kontrol edilerek sürdürülmelidir.

Varikosel Sadece Üreme Sağlığını Değil Cinsel Fonksiyonları da Etkiler mi?

Varikosel, en basit anlatımıyla, testislerden kalbe geri taşınan ve halk arasında kirli kan olarak ifade edilen kanın bulunduğu toplardamarların zamanla genişlemesidir. Yani testis toplardamarlarının varisleşmesidir. Çoğunlukla vücudun yapısal özelliklerinden nedeniyle en sık sol tarafta ve bazen çift taraflı olarak gözlenir. Kan yukarı doğru rahatça pompalanmak yerine bu genişlemiş damarların içinde göllenip kalır.

Varikoselin testis üzerindeki başlıca olumsuz etkileri şunlardır:

  • Isı artışı
  • Oksijen azalması
  • Toksik madde birikimi

Testisler, ideal sperm üretimi için vücut ısısından birkaç derece daha serin olmak zorundadır; bu yüzden testisler vücudun dışındadırlar. Ancak orada göllenen sıcak kirli kan, bölgenin ısısını artırarak adeta bir fırın etkisi yaratır. Bu durum üreme hücrelerinin hem sayısını, hem hareketliliğini hem de yapısal kalitesini doğrudan bozabilir.  Varikosel erkek kısırlığının düzeltilebilen en önemli nedenlerinden biridir. Özel ameliyat mikroskobu veya büyütme özelliğine sahip olan gözlükler altında yapılan son derece hassas ve özen gerektiren bu ameliyatlarda amaç bu bozuk damarları bağlayarak problemi ortadan kaldırmaktır.  Bu ameliyatların büyütme altında yapılmasının iki önemli nedeni vardır: testisin atardamarını korumak ve lenfatik damarları tanıyıp bağlamamaktır. Atardamar zarar görürse testis zamanla hacim kaybedip zarar görebilir. Lenfatik damarlar bağlanırsa ise testis etrafında hidrosel adı verilen sıvı birikimi gelişebilir. Hidrosel geliştiğinde hastaların ikinci bir ameliyata ihtiyaç duyması söz konusu olabilir.

Uzun yıllar boyunca varikoselin sadece çocuk sahibi olamama ile ilgili bir sorun olduğu düşünülürdü. Ancak son dönemde yapılan araştırmalar, orada artan ısının ve azalan oksijenin, sadece spermleri değil aynı bölgede testosteron üreten özel hücreleri de olumsuz etkileyebileceğini göstermiştir. Bu nedenle başarılı bir cerrahi müdahale sonrası bazı hastalarda sadece üreme parametrelerini gösteren sperm analizinde değil, testosteron seviyelerinde de iyileşme görülebilir. Buna bağlı olarak bazı hastalarda cinsel istekte ve genel canlılık hissinde de dolaylı bir iyileşme görülebilir. Fakat bu durum nedeniyle şikayetleri olmayan bir hastaya sadece cinsel fonksiyonları düzeltmek için varikosele yönelik ameliyat önerilmez.

Varikosel derecesi arttıkça, yani muayenede belirgin hale geldikçe ve özellikle çift taraflı olduğunda, testis üzerindeki olumsuz etkileri daha belirgin olabilir.

Unutulmaması gereken bir nokta da varikoselin çocuklarda da görülebilmesidir. Çocuklarda en önemli endişe, testisin büyümesinin ve olgunlaşmasının geri kalmasıdır. Bazen ağrı da eşlik edebilse de, çocuklarda asıl önemli olan testis hacim kaybı olup olmadığının değerlendirilmesidir. Bu nedenle çocuk bir hastada varikoselin olduğu testisin hacmi sağlıklı olan testise göre küçükse veya çift taraflı varikosel varsa, ileri değerlendirme yapılmalı ve cerrahi gereklilik açısından dikkatle değerlendirilmelidir.

Sıkça sorulan sorular

Erkek cinsel sağlığı; cinsel istek, ereksiyon, boşalma, üreme fonksiyonları ve hormonal dengeyi kapsar. Sertleşme sorunu, erken boşalma, libido kaybı ve orgazm bozuklukları en sık değerlendirilen sorunlar arasındadır.
Damar hastalıkları, diyabet, hormonal bozukluklar, nörolojik hastalıklar, ilaç kullanımı, stres, kaygı ve ilişki problemleri erkeklerde cinsel fonksiyon bozukluklarının gelişmesine katkıda bulunabilir.
Değerlendirme sürecinde ayrıntılı hasta öyküsü, fizik muayene, hormon testleri ve gerekli durumlarda damar veya sinir fonksiyonlarını inceleyen testler uygulanabilir.
Tedavi altta yatan nedene göre planlanır. Yaşam tarzı değişiklikleri, ilaç tedavileri, vakum cihazları, enjeksiyon uygulamaları ve bazı durumlarda cerrahi yöntemler kullanılabilir.
Erken boşalma tedavisinde davranışsal teknikler, pelvik taban egzersizleri, psikolojik destek ve ilaç tedavileri kullanılabilir. Tedavi seçimi kişinin ihtiyaçlarına göre belirlenir.
Testosteron düşüklüğü, kronik hastalıklar, psikolojik stres, depresyon, uyku problemleri ve bazı ilaçlar cinsel istekte azalmaya neden olabilir. Nedene yönelik değerlendirme önemlidir.
Evet, performans kaygısı, stres, depresyon, özgüven sorunları ve ilişki problemleri cinsel fonksiyonları önemli ölçüde etkileyebilir. Bazı hastalarda psikolojik destek tedavinin önemli bir parçasıdır.
Düzenli egzersiz yapmak, sigaradan uzak durmak, sağlıklı beslenmek, ideal kiloyu korumak ve kronik hastalıkları kontrol altında tutmak cinsel sağlığın korunmasına katkı sağlayabilir.
Bazı durumlarda hormonal bozukluklar, boşalma problemleri veya altta yatan sağlık sorunları hem cinsel fonksiyonları hem de üreme kapasitesini etkileyebilir. Ayrıntılı değerlendirme gerekebilir.
Sertleşme sorunu, erken boşalma, cinsel isteksizlik veya diğer cinsel sağlık problemleri yaşayan kişiler üroloji ve androloji alanında deneyimli uzmanlara başvurmalıdır. Gerekli durumlarda endokrinoloji ve psikiyatri desteği de alınabilir.

Blog Yazıları

Açık Prostatektomi Ameliyatı Yorumları

Açık prostatektomi ameliyatı yorumları incelendiğinde hastalar, [...]

Devamını Oku
Thulium Lazer Prostat Ameliyatı (ThuLEP) Ameliyatı Yorumları

ThuLEP (Thulium Lazer Prostat Ameliyatı) hasta [...]

Devamını Oku
Holep Prostat Ameliyatı Olanların Yorumları

HoLEP prostat ameliyatı olanların yorumları, tedavinin [...]

Devamını Oku
Rezum Tedavisi (Su Buharı İle Prostat Tedavisi) Olanların Yorumları

Rezum tedavisi olanların yorumları; işlemin ağır [...]

Devamını Oku
Prostat TUR (TUR-P) Ameliyatı Olanların Yorumları

Prostat TUR (TUR-P) ameliyatı olanların yorumları, [...]

Devamını Oku
Böbrek Büyümesi (Hidronefroz) Tedavisi Yorumları

Böbrek büyümesi (hidronefroz) tedavisi hasta yorumları, [...]

Devamını Oku
Böbrek İltihabı (Piyelonefrit) Tedavisi Yorumları

Böbrek iltihabı (piyelonefrit) tedavisi yorumları, hastaların [...]

Devamını Oku
Böbrek Taşı Tedavisi Yorumları

Böbrek taşı tedavisi yorumları, kişiye en [...]

Devamını Oku