Böbrekte çift toplayıcı sistem, tek böbrek dokusu içerisinde normalde bir adet olması gereken idrar havuzcuğunun ve bu havuzcuktan çıkan idrar kanalının ikişer adet bulunması durumudur. Dupleks böbrek olarak adlandırılan bu anatomik yapısal farklılık, en sık karşılaşılan doğumsal varyasyondur.

Doğuştan var olan bu fazladan idrar yolu, sıklıkla ultrason taramaları sırasında tesadüfen saptanır. Farklı bir anatomi söz konusu olsa da böbreğin süzme kapasitesi bu tasarımdan genellikle etkilenmez.

Bu durum tek başına bir hastalık kabul edilmez. Çoğu kişi idrar iletim yolundaki bu farklılığın farkına dahi varmadan, ömür boyu hiçbir şikayet yaşamadan sağlıklı bir hayat sürer.

Sadece idrar akışını olumsuz değiştiren yapısal darlıklar mevcutsa zamanında tıbbi değerlendirme gerekir. Doğru farkındalık, üriner sistem sağlığının güvenle korunması için yeterlidir.

Prof. Dr. Yılören TANIDIR
Üroloji Uzmanı

Prof. Dr. Yılören Tanıdır, 2001 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olmuş, üroloji ihtisasını Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamlamış bir üroloji uzmanıdır. Medicana Ataşehir Hastanesi’nde görev yapan Tanıdır; endoüroloji, laparoskopi, robotik cerrahi ve çocuk ürolojisi (hipospadias, nörojen mesane) alanlarında uzmanlaşmıştır.

Prof. Dr. Yılören Tanıdır üroloji alanında tanı ve tedavi hizmetler sunmaktadır. Güncel tıbbi yaklaşımlar doğrultusunda, minimal invaziv, laparoskopik ve robotik cerrahi yöntemler uygulamaktadır. Tanı ve tedavi süreçlerinde hasta güvenliği, etik ilkeler ve bilimsel veriler esas alınarak hizmet vermektedir.

WhatsApp'tan İletişime Geç

Böbrekte Çift Toplayıcı Sistem Anne Karnında Nasıl Ortaya Çıkar?

Üriner sistemin gelişimi gebeliğin erken dönemlerinde başlayan ve pek çok karmaşık basamağı olan bir süreçtir. Gebeliğin dördüncü ile altıncı haftaları civarında, idrar kanallarının temelini oluşturacak olan ana taslaktan bir tomurcuklanma başlar. Bu ilk oluşan tomurcuk, ileride idrarı taşıyacak ana kanalı meydana getirmek üzere ana böbrek dokusuna doğru ilerler. Olağan gelişim sırasında tek bir böbrek dokusu için sadece tek bir tomurcuk oluşur ve bu tomurcuk böbrek dokusuyla birleşir.

Ancak söz konusu farklılıkta, bu tomurcuklanma sürecinde bir sapma yaşanır. Tek bir idrar kanalı tomurcuğu yerine iki ayrı tomurcuk gelişebilir veya var olan tek tomurcuk böbreğe ulaşmadan önce ikiye ayrılabilir. Bu gelişimsel farklılık sonucunda, böbreğin üst ve alt bölgelerine ayrı ayrı hizmet eden iki farklı idrar toplama ve iletme sistemi ortaya çıkar. Meydana gelen bu yapısal durum ileride oluşabilecek şikayetlerin ana kaynağını oluşturur.

Tam ve Yarım Böbrekte Çift Toplayıcı Sistem Türleri Arasındaki Farklar Nelerdir?

Anne karnındaki gelişim sırasında yaşanan farklılıklar, iki ana yapının oluşmasına zemin hazırlar. Birinci durum yarım, diğer adıyla inkomplet olarak adlandırılan yapıdır. Bu durumda ana kanaldan tek bir tomurcuk çıkar, fakat böbreğe ulaşmadan tıpkı bir ağaç dalı gibi ikiye ayrılır. Çatallanan bu uçların biri böbreğin üst kısmına, diğeri alt kısmına bağlanır. Aşağıya doğru inildiğinde ise bu iki kanal birleşerek mesaneye tek bir boru şeklinde girer. Bu durum genellikle tam ayrılma durumuna göre daha sık görülmektedir.

İkinci durum ise tam, yani komplet adı verilen yapıdır. Burada, gelişim sürecinde birbirinden tamamen bağımsız iki ayrı tomurcuk ortaya çıkar. Bu tomurcuklar böbreğe kadar yan yana ancak hiç birleşmeden ilerler. Böbreğin üst ve alt bölgelerine bağlanan bu kanallar, idrar kesesine kadar bağımsızlıklarını koruyarak mesaneye iki ayrı delikten girerler. Tam ayrılmanın görüldüğü durumlarda, hastanın diğer böbreğinde de benzer yapısal farklılıkların bulunma ihtimali oldukça artmaktadır.

Yarım Böbrekte Çift Toplayıcı Sistem Neden Yo-Yo Reflüsüne Yol Açar?

Yarım olarak adlandırılan yapılarda, yukarıdan gelen iki ayrı idrar kanalının aşağıda birleşerek tek bir kanal halinde mesaneye açıldığından söz etmiştik. İnsan vücudundaki idrar kanalları sadece pasif bir boru gibi çalışmazlar; yapılarındaki düz kaslar sayesinde idrarı yukarıdan aşağıya doğru sağma hareketleriyle iterler. Ancak Y şeklinde birleşen bu kanallarda, üst ve alt bölümden gelen dalların kasılma dalgaları genellikle birbiriyle uyumlu çalışmaz. Biri kasılırken diğer bölüm gevşeyebilir.

Bu ritm uyumsuzluğu sonucunda, böbreğin bir bölümünden aşağı doğru ilerleyen idrar, birleşme noktasına geldiğinde mesaneye gitmek yerine direncin daha düşük olduğu diğer kanala doğru yukarı kaçabilir. İdrarın bu şekilde sürekli iki kanal arasında yukarı aşağı yer değiştirmesine yo-yo reflüsü adı verilir. İdrarın birleşme noktasından dönerek kanalları genişletmesi ve sistemin içinde dalgalanması, idrar yollarında basınç artışına neden olur. Herhangi bir mikrobik durum olmasa bile, sadece bu mekanik basınç dalgalanmaları nedeniyle bel veya böğür bölgesinde rahatsız edici ağrılar hissedilebilir.

Tam Böbrekte Çift Toplayıcı Sistem ve Weigert-Meyer Kuralı Nasıl İşler?

Tam ayrılmanın yaşandığı durumlarda, birbirinden bağımsız iki idrar kanalının mesaneye bağlanma süreci doğanın ilgi çekici bir kuralına tabidir. Böbreğin alt kısmından çıkan idrar kanalı, gelişim aşamasında ana taslaktan daha erken kopar ve idrar kesesine daha erken yerleşir. İdrar kesesi zamanla büyüyüp hacim kazandıkça, bu erken yerleşen kanalı kendine doğru çekerek daha dışarıya ve yukarıya doğru kaydırır.

Buna karşın, böbreğin üst kısmından çıkan kanal ana taslağa daha uzun süre tutunur. Bu yüzden mesaneye inmek için daha uzun bir mesafe katetmek zorunda kalır ve mesaneye daha geç, daha aşağıdan ve daha iç kısımdan giriş yapar. Sonuç itibarıyla ortaya çapraz bir yerleşim tablosu çıkar. Böbreğin üstünden gelen kanal mesanede daha alt bir noktaya açılırken, böbreğin altından gelen kanal mesanede daha üst bir noktaya açılır. Anatomik olarak ters orantılı olan bu yerleşim şekli, hangi böbrek bölümünün hangi rahatsızlıklara yatkın olduğunu belirleyen ana unsurdur.

Böbrekte Çift Toplayıcı Sistem Hangi Böbrek Bölümünde Geri Kaçağa Neden Olur?

Mesanenin büyümesiyle birlikte yukarıya ve dışarıya doğru sürüklenen alt böbrek kanalının mesanedeki giriş deliği, yapısal olarak dezavantajlı bir konuma geçer. Sağlıklı bir üriner sistemde idrar kanalı mesane duvarının içinde belirli bir uzunlukta tünel çizerek ilerlemelidir. Bu tünel yapısı, idrar kesesi dolduğunda veya işeme sırasında kasıldığında sıkışarak bir kapakçık görevi görür ve idrarın böbreğe geri kaçışını engeller.

Fakat alt böbrek kanalının açılış noktası mesanede dışarı kaydığı için, mesane duvarının içindeki bu tünel mesafesi oldukça kısa kalır. Kapakçık vazifesi gören destek mekanizması yetersiz kaldığında, idrar kesesi kasıldığı an içerideki yüksek basınçlı idrar doğrudan böbreğin alt kutbuna doğru geri teper. Tıbbi literatürde vezikoüreteral reflü olarak bilinen bu idrar geri kaçışı, tam ayrılma görülen durumlarda yapısal nedenlerden dolayı neredeyse her zaman böbreğin alt bölümünü ilgilendirir.

Tedaviler hakkında detaylı bilgi almak ve randevu oluşturmak için hemen bizimle iletişime geç!

Böbrekte Çift Toplayıcı Sistem Üst Bölümde Hangi Tıkanıklıkları Yaratır?

Daha uzun bir yol katetmek zorunda kalan üst böbrek kanalı ise, idrarın geri kaçışından ziyade farklı bir problemlere gebedir. Mesanenin oldukça aşağılarına, bazen mesane boynuna kadar uzanabilen bu kanal, anatomik yolculuğu sebebiyle açıldığı son noktada daralmalara veya yapısal engellere takılabilir. Üst kanalda geri kaçış genellikle beklenmez; bunun yerine idrarın mesaneye rahatça boşalamaması sonucunda kanalda birikmesi ve tıkanıklık tablosu görülür.

İdrarın rahatça akamaması, kanalın ve üst böbrek havuzcuğunun giderek genişlemesine yol açar. Biriken idrarın yarattığı sürekli ve yüksek basınç, böbreğin üst bölümünün sağlıklı gelişmesini engelleyebilir. Bu basınç altında kalan üst böbrek dokusu zamanla zayıflar, incelir ve süzme işlevini yeterince yerine getiremeyecek hale gelebilir. Erken fark edilmeyen durumlarda böbreğin üst kutbu büyük oranda işlevsiz bir kese görünümünü alabilmektedir.

Böbrekte Çift Toplayıcı Sistem ve Üreterosel Birlikteliği Nasıl Gelişir?

Üreterosel, idrar kanalının mesaneye açıldığı en son noktanın mesane lümenine doğru kistik bir şekilde adeta bir balon gibi şişmesi durumudur. Tam ayrılmanın yaşandığı vakaların çok büyük bir bölümünde bu kistik genişleme, böbreğin üst kutbundan gelen ve mesanenin en alt kısmına yerleşen idrar kanalının ucunda gözlemlenir. Bu kistik genişleme cinsiyetler arasında farklılık göstermekte olup kadınlarda daha fazla karşımıza çıkmaktadır.

Oluşan bu balon benzeri kistik yapı içinden geçmesi gereken idrarın akışını yavaşlatarak tıkanıklığa yol açabilir. Sadece kendi sistemini tıkamakla kalmayan büyük çaplı üreteroseller, bulundukları konum itibarıyla mesanenin çıkış yolunu daraltabilir ve kişinin idrar yapmasını zorlaştırabilir. Ayrıca oldukça büyüyen bu kistik yapılar hemen yanlarında bulunan alt böbrek kanalının anatomik kapağını ve desteğini de bozarak o kanalda idrarın geri kaçmasına dolaylı yoldan sebep olabilmektedirler.

Böbrekte Çift Toplayıcı Sistem ile Görülen Ektopik Üreter Kadınlarda Nerelere Açılır?

Ektopik üreter, idrar kanalının açılması gereken normal sınırların dışına çıkarak anatomik olarak farklı bir bölgeye bağlanması halidir. Özellikle böbreğin üst kutbundan gelen ve aşağılara kadar inen kanal, bazen mesaneye hiç giremeden vücudun dışa yakın bölgelerine yönelebilir. Bu hatalı bağlanma durumu kişinin idrar tutma fonksiyonlarını çok yakından ilgilendiren sonuçlar doğurur.

Kadınlarda yanlış yere yönelen idrar kanalı çoğunlukla idrar tutmayı sağlayan kasların, yani sfinkter sisteminin ötesine açılır. Böyle bir durumda hasta normal şekilde tuvalete giderek mesanesinde biriken idrarı boşaltabilir. Ancak yanlış yere açılan diğer kanaldan, idrar kontrol kaslarının denetimi dışında sürekli bir idrar akışı gerçekleşir. Bu yüzden kişi tuvalet eğitimini almış olsa dahi sürekli çamaşırının ıslanmasından şikayet eder.

Kadın anatomisinde idrar kanalının açılabildiği yanlış konumlar şunlardır:

  • Vajina
  • Vajina girişi
  • Üretra alt kısmı
  • Rahim ağzı

Böbrekte Çift Toplayıcı Sistem ile Görülen Ektopik Üreter Erkeklerde Nerelere Açılır?

Erkek anatomisinde gelişimsel yapı farklı olduğu için, yanlış yere açılan idrar kanalı genellikle mesanenin hemen altında ancak idrar tutucu kasların üst kısmında kalan bölgelere yerleşir. Bu kanallar, idrar tutmayı sağlayan sfinkter kasının gerisinde kaldığı için erkeklerde sürekli damla damla idrar kaçırma gibi belirgin bir şikayet tablosu genellikle oluşmaz. Hastalar idrarlarını normal şekilde tutabilirler.

Ancak kanalın bağlandığı yer itibarıyla farklı problemler gün yüzüne çıkar. İdrarın, üreme sistemine ait yollara veya kanallara karışması neticesinde testis bölgesinde iltihaplanmalar, ağrılar ve inatçı enfeksiyonlar gözlemlenir.

Erkeklerde bu kanalın açılabildiği anatomik yapılar şunlardır:

  • Prostatik üretra
  • Meni kanalı
  • Seminal vezikül
  • Ejakülatör kanal

Böbrekte Çift Toplayıcı Sistem Hangi Belirtilerle Kendini Gösterir?

Yapısal anomali her hastada farklı şiddette sorunlar yarattığı için belirtiler de oldukça geniş bir yelpazeye yayılır. Kimi durumlarda idrar yollarında yüksek basınç oluşması ya da idrarın yukarı doğru tepmesi, enfeksiyonlara davetiye çıkarır. Böbrek dokusuna taşınan bakteriler, yüksek ateş ve halsizlikle seyreden enfeksiyon ataklarına sebep olabilir. İdrar yollarında oluşan göllenmeler ve tıkanıklıklar ise zamanla ağrı ile kendini belli edebilir. İlerleyen dönemlerde yapısal bozukluğun türüne göre hastanın yaşam kalitesini bozan oldukça belirgin semptomlar izlenmektedir.

Sık karşılaşılan klinik belirtiler şunlardır:

  • Yüksek ateş
  • Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları
  • Bel ve böğür ağrısı
  • Gündüz veya gece damla damla idrar kaçırma
  • İdrarda kan görülmesi
  • İdrar yaparken zorlanma

Tedaviler hakkında detaylı bilgi almak ve randevu oluşturmak için hemen bizimle iletişime geç!

Böbrekte Çift Toplayıcı Sistem Tanısında Hangi Görüntüleme Yöntemleri Kullanılır?

Hastalığın anatomik haritasını doğru bir şekilde çıkarmak, tedavi sürecinin en kritik adımıdır. Doğru teşhis ve planlama için basitten karmaşığa doğru ilerleyen çeşitli testlere başvurulur. Ses dalgaları kullanılarak böbrek yapısının genel görünümü, genişlemeler ve havuzcuklar hakkında ilk fikir alınır. Ardından idrar kesesinin kasılma ve boşalma hareketlerini gözlemlemek, idrarın geriye kaçıp kaçmadığını tespit etmek amacıyla ilaçlı filmlerden destek alınır. Böbreğin üst ve alt kısımlarının çalışma kapasitelerini ayrı ayrı hesaplamak için nükleer tıp yöntemleri devreye girerken, cerrahi onarım planlanan karmaşık durumlarda üç boyutlu, çok detaylı haritalandırmalara ihtiyaç duyulur. Ayrıca idrar yollarının iç kısmını doğrudan gözlemleyebilmek için kameralı sistemlerle değerlendirme yapılır.

Tanı sürecinde kullanılan temel yöntemler şunlardır:

  • Üriner ultrasonografi
  • İşeme sistoüretrografisi
  • Statik böbrek sintigrafisi
  • Manyetik rezonans ürografi
  • Tanısal sistoskopi

Böbrekte Çift Toplayıcı Sistem Tedavisi İçin Hangi Kapalı Yöntemler Tercih Edilir?

Hastada saptanan yapısal bozukluğun yarattığı tıkanıklık veya geri kaçış durumuna göre açık ameliyata gerek duyulmadan kapalı yöntemlerle müdahale edilebilir. İdrar kanalının ucunun kistik bir balon gibi mesane içine şiştiği ve tıkanıklık yarattığı durumlarda, idrar yolundan ince aletlerle girilerek bu kistik yapıya ufak bir kesi uygulanır. Bu kesi sayesinde hapsolmuş idrarın mesaneye boşalması ve üst sistemin rahatlaması hedeflenir. Kapalı bir işlem olması nedeniyle hasta kısa sürede günlük hayatına dönebilir. Ancak bu kesi işlemi sonrasında ilgili kanalda kapak yetersizliği gelişerek idrar kaçağı ihtimali olabileceği için işlem sonrası takipler sürdürülür.

İdrarın aşağıdan yukarıya doğru kaçtığı durumlarda ise kanalın mesaneye giriş noktasını desteklemek amacıyla özel dolgu maddeleri kullanılır. Yine tamamen kapalı yollarla yapılan bu işlemde, kanalın idrar kesesine bağlandığı noktanın hemen altına sentetik yapıda bir hacim artırıcı madde zerk edilir. Enjekte edilen bu doku destek maddesi, kanalın altını bir yastık gibi destekleyerek yukarı kaldırır ve idrar kesesi kasıldığında idrarın geriye kaçmasını zorlaştıracak fiziksel bir bariyer oluşturur.

Böbrekte Çift Toplayıcı Sistem Onarımında Uygulanan Cerrahi Teknikler Nelerdir?

Kapalı yöntemlerin yeterli olmadığı veya ileri derecede anatomik kusur barındıran durumlarda, kalıcı onarım amacıyla cerrahi teknikler devreye sokulur. İleri dereceli idrar geri kaçışı saptanan olgularda, idrar kanallarının mesane içindeki tünel yapısı ameliyatla yeniden oluşturulur. Bu onarımda dikkat edilen en önemli husus, yan yana seyreden her iki idrar kanalının damarsal kılıfından ayrılmadan, tek bir bütün halinde mesane tabanında hazırlanan yeni ve daha uzun bir tünele yerleştirilmesidir. Kanalların birbirlerinden ayrılması beslenmelerini bozabileceği için ortak kılıfla taşınmaları doku sağlığının korunması bakımından esastır. Bu tür yaklaşımlar genellikle başarılı sonuçlar verir.

Böbreğin çalışma işlevini koruduğu ancak kanalların yanlış yerlere açıldığı veya çıkışlarının büyük oranda tıkalı olduğu senaryolarda ise idrar kanalları kendi aralarında köprülenir. Sorunlu olan ve tıkanıklık yaratan üst bölüm kanalı, yukarıdan kesilir. Aşağıya inen ve sağlıklı bir şekilde çalışan alt bölüm kanalına yan tarafından birleştirilir. Mesaneye kadar inmesine lüzum kalmayan alt kısımdaki fonksiyonu olmayan kanal parçası ise vücuttan uzaklaştırılır. Böylece mesaneye dokunulmadan sorun çözülür ve böbreğin çalışan dokusu korunmuş olur.

Böbrekte Çift Toplayıcı Sistem Varlığında Hangi Durumlarda Böbreğin Bir Kısmı Alınır?

Yapısal tıkanıklıkların veya inatçı enfeksiyonların böbreğin üst bölümüne onarılamayacak derecede hasar verdiği durumlar mevcuttur. Testler sonucunda üst böbrek parçasının genel süzme işlemine katkısının çok ciddi oranda azaldığı ve dokunun işlevini tamamen yitirdiği tespit edilirse, o bölgenin korunmaya çalışılması hastaya faydadan çok zarar getirebilir. İşlevsiz kalan bu doku, mikropların yerleşip çoğaldığı ve bedene sürekli enfeksiyon yaydığı bir odak haline gelir.

Bu gibi durumlarda, hastayı tekrarlayan enfeksiyon ataklarından ve komplikasyonlardan korumak amacıyla böbreğin işlev görmeyen sorunlu parçası cerrahi olarak sağlam dokudan ayrılarak çıkarılır. Bu ameliyat esnasında, böbreğin çalışan alt kısmına giden damarlara zarar vermemeye büyük özen gösterilir. Sorunlu böbrek dokusu alınırken, ona bağlı olan hatalı idrar kanalı da takip edilerek aşağı kısımlara kadar dikkatlice çıkarılır. Kanalın geride bırakılmaması, ileride oluşabilecek enfeksiyon risklerini büyük ölçüde bertaraf eder ve özellikle idrar kaçırma şikayeti olan olgularda büyük oranda iyileşme sağlar.

Böbrekte Çift Toplayıcı Sistem Tedavisi Sonrası Takip Sürecinde Nelere Dikkat Edilmelidir?

Gerek kapalı yöntemlerle gerekse cerrahi onarımlarla tedavi edilen bireylerde başarı sağlandıktan sonra, böbrek dokusunun genel durumunu güvence altına almak için düzenli sağlık kontrolleri sürdürülür. Tedavinin ana gayesi anatomik hasarı düzeltmek ve böbrek fonksiyonlarının korunmasını sağlamaktır. Bu doğrultuda yapılan ameliyatın doku üzerindeki etkileri belli periyotlarla izlenir. Tedaviye bağlı iyileşmenin durumu incelenerek, geçmişteki genişlemelerin küçülüp küçülmediği teyit edilir. Hastanın yaşam tarzında idrar yolları sağlığını destekleyecek yeterli sıvı tüketimi ve düzenli mesane boşaltımı gibi alışkanlıkları edinmesi teşvik edilir.

Uzun dönem takiplerde dikkat edilen parametreler şunlardır:

  • Böbrek doku kalınlığı
  • İdrar yolu genişliği
  • Böbrek fonksiyon kapasitesi
  • İdrar enfeksiyonu varlığı

Blog Yazıları

Açık Prostatektomi Ameliyatı Yorumları

Açık prostatektomi ameliyatı yorumları incelendiğinde hastalar, [...]

Devamını Oku
Thulium Lazer Prostat Ameliyatı (ThuLEP) Ameliyatı Yorumları

ThuLEP (Thulium Lazer Prostat Ameliyatı) hasta [...]

Devamını Oku
Holep Prostat Ameliyatı Olanların Yorumları

HoLEP prostat ameliyatı olanların yorumları, tedavinin [...]

Devamını Oku
Rezum Tedavisi (Su Buharı İle Prostat Tedavisi) Olanların Yorumları

Rezum tedavisi olanların yorumları; işlemin ağır [...]

Devamını Oku
Prostat TUR (TUR-P) Ameliyatı Olanların Yorumları

Prostat TUR (TUR-P) ameliyatı olanların yorumları, [...]

Devamını Oku
Böbrek Büyümesi (Hidronefroz) Tedavisi Yorumları

Böbrek büyümesi (hidronefroz) tedavisi hasta yorumları, [...]

Devamını Oku
Böbrek İltihabı (Piyelonefrit) Tedavisi Yorumları

Böbrek iltihabı (piyelonefrit) tedavisi yorumları, hastaların [...]

Devamını Oku
Böbrek Taşı Tedavisi Yorumları

Böbrek taşı tedavisi yorumları, kişiye en [...]

Devamını Oku