Thulium Lazer ile Prostat Enükleasyonu (ThuLEP), iyi huylu prostat büyümesini (BPH) tedavi etmek için kullanılan kapalı ve yenilikçi bir cerrahi yöntemdir. Bu işlem idrar kanalından kameralı aletlerle girilip idrar yolunu tıkayan prostat dokusunun lazer enerjisiyle kapsülünden tamamen sıyrılmasıyla uygulanır.

Vücutta hiçbir kesi yapılmadan gerçekleştirilen bu operasyonda, lazerin hassas kesme gücü kullanılarak büyüyen doku çevre anatomik yapılara zarar verilmeden serbest bırakılır.

Kapsülünden ayrılıp mesaneye itilen dokular, özel bir cihaz yardımıyla ufak parçalara ayrılarak sıvı eşliğinde vücut dışına çıkarılır ve idrar akışı güvenle eski sağlığına kavuşturulur.

Prof. Dr. Yılören TANIDIR
Üroloji Uzmanı

Prof. Dr. Yılören Tanıdır, 2001 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olmuş, üroloji ihtisasını Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamlamış bir üroloji uzmanıdır. Medicana Ataşehir Hastanesi’nde görev yapan Tanıdır; endoüroloji, laparoskopi, robotik cerrahi ve çocuk ürolojisi (hipospadias, nörojen mesane) alanlarında uzmanlaşmıştır.

Prof. Dr. Yılören Tanıdır üroloji alanında tanı ve tedavi hizmetler sunmaktadır. Güncel tıbbi yaklaşımlar doğrultusunda, minimal invaziv, laparoskopik ve robotik cerrahi yöntemler uygulamaktadır. Tanı ve tedavi süreçlerinde hasta güvenliği, etik ilkeler ve bilimsel veriler esas alınarak hizmet vermektedir.

WhatsApp'tan İletişime Geç

İyi Huylu Prostat Büyümesi Nedir ve Thulium (ThuLEP) Ne Zaman Devreye Girer?

Erkek üreme sisteminin önemli bir parçası olan prostat bezi, mesanenin yani idrar kesesinin hemen altında yer alır. Görevi itibarıyla üreme fonksiyonlarına katkı sağlayan bu bez, anatomik olarak idrarın vücut dışına atılmasını sağlayan üretra adlı kanalı bir yüzük gibi çevreler. İlerleyen yaş, değişen hormon dengeleri ve hücresel yaşlanma gibi faktörlerin etkisiyle erkeklerin çok büyük bir kısmında prostat bezi büyümeye başlar. Bu büyüme hücresel anlamda kötü huylu bir karakter taşımaz, yani kanser değildir. Ancak prostat dışa doğru büyüdüğü gibi içinden geçen idrar kanalına doğru da büyür. Bu durum idrar yolunun tıpkı kireçlenmiş bir su borusu gibi yavaş yavaş daralmasına ve akışın zorlaşmasına yol açar. Kanal daraldıkça, idrarı dışarı atmakla görevli olan mesane kası sıvıyı itebilmek için normalden çok daha fazla efor sarf etmek zorunda kalır. Zamanla mesane kası yorulur, esnekliğini yitirir ve işlevini sağlıklı bir şekilde yerine getirememeye başlar. Hastalar bu süreçte yaşam kalitelerini ciddi şekilde düşüren birçok belirtiyle karşı karşıya kalırlar. Geceleri uykunun bölünmesi, gündüzleri tuvalet arama telaşı ve genel bir yorgunluk hali, hastaların günlük yaşantısını oldukça zorlaştırır.

İyi huylu prostat büyümesinde hastaların günlük hayatını zorlaştıran temel şikayetler şunlardır:

  • Sık idrara çıkma
  • Gece uykudan uyanma
  • Zayıf idrar akımı
  • Çatallı işeme
  • Kesik kesik idrar yapma
  • Ani sıkışma hissi
  • İdrar damlaması
  • Mesaneyi boşaltamama hissi

Bu şikayetler başladığında genellikle ilk seçenek olarak hastanın durumuna uygun ilaç tedavileri denenir. Ancak prostatın büyümeye devam etmesi, ilaçların yan etkileri veya zamanla tedavinin yetersiz kalması gibi durumlarda cerrahi müdahale gündeme gelir. Hastanın idrarını hiç yapamayarak acil serviste sonda taktırmak zorunda kalması, mesanede idrarın tam boşalamamasına bağlı olarak taş oluşması veya böbrek fonksiyonlarının risk altına girmesi gibi durumlarda tıkanıklığı fiziksel olarak ortadan kaldıracak bir ameliyat planlanması gerekir. İşte bu noktada Thulium (ThuLEP) lazer cerrahisi, idrar yolunu açmak için oldukça güvenli ve etkili bir kapalı yöntem olarak karşımıza çıkar.

Eski Yöntemlere Kıyasla Thulium (ThuLEP) Cerrahisinin Farkları Nelerdir?

Tıp tarihinde prostat ameliyatları için uzun yıllar boyunca temel olarak iki farklı yol izlenmiştir. Çok büyük prostatlar için karın bölgesinden büyük bir kesi yapılarak açık ameliyat uygulanmış, daha küçük prostatlar için ise idrar kanalından girilerek dokunun elektrik enerjisiyle içeriden parça parça kazındığı kapalı sistemler kullanılmıştır. Açık prostat ameliyatları, dokuyu bütün olarak çıkarması açısından başarılı olsa da hastanın hastanede kalış süresinin uzun olması, kanama ihtimalinin yüksekliği, sonda süresinin haftaları bulması ve enfeksiyon gibi cerrahi yükler barındırması nedeniyle oldukça zorlayıcı bir süreçtir. İçeriden kazıma işlemi olan geleneksel kapalı yöntemlerde ise prostat dokusunun tamamı çıkarılamaz; sadece idrarın geçebileceği bir tünel açılır. Ancak geride bırakılan dış kabuğa yakın dokular, yıllar içinde tekrar büyüyerek hastanın şikayetlerinin tekrarlamasına ve ileride yeniden bir ameliyat ihtiyacının doğmasına zemin hazırlayabilir.

Thulium (ThuLEP) lazer yöntemi ise hem açık ameliyatın hem de geleneksel kapalı yöntemlerin avantajlarını bir araya getiren melez ve modern bir sistemdir. Bu ameliyat tamamen idrar kanalından, vücutta hiçbir kesi olmadan kapalı yöntemle gerçekleştirilir. Ancak içeride elektrikle kazıma yapılmaz; lazer enerjisi kullanılarak prostat dokusu tıpkı açık ameliyatta olduğu gibi kapsülünden bütün olarak sıyrılır. Bu sayede açık ameliyatın sağladığı “dokunun tamamının çıkarılması” başarısı, kapalı ameliyatın sağladığı “hızlı iyileşme ve yüksek konfor” ile birleşmiş olur. Geride büyüyebilecek bir doku bırakılmaması, ilerleyen yıllarda hastalığın nüksetme ihtimalini en alt düzeylere indirir.

Thulium (ThuLEP) Lazer Teknolojisi Dokular Üzerinde Nasıl Bir Etki Gösterir?

Bu cerrahinin merkezinde yer alan Thulium lazer teknolojisi, insan dokusuyla olan fiziksel uyumu sayesinde cerrahlara büyük avantajlar sağlar. Sistem, belirli bir dalga boyunda ışın üretir ve bu dalga boyu insan hücrelerinin içindeki su tarafından çok hızlı bir şekilde emilir. Prostat dokusu da doğası gereği yüksek oranda su içerdiği için, lazer ışını dokuya temas ettiği anda enerjisini yüzeyde bırakır. Diğer bazı lazer türlerinin aksine Thulium lazer enerjiyi kesik kesik veya patlamalar şeklinde değil kesintisiz bir dalga halinde iletir. Bu özellik cerraha, dokuları birbirinden ayırırken adeta pürüzsüz ve sıcak bir neşter kullanıyormuş gibi kontrollü çalışma imkânı tanır.

Lazer cerrahisinde dikkat edilen en önemli kısımlardan biri, uygulanan ısının dokunun ne kadar derinine işlediğidir. Eski tip elektrikli koter cihazlarında ısı enerjisi, dokunun milimetrelerce derinine kontrolsüz bir şekilde yayılabiliyor ve bu durum istenmeyen doku hasarlarına yol açabiliyordu. Thulium lazerde ise enerjinin doku içindeki ilerleme derinliği milimetrenin dörtte biri kadar sığdır. Lazer sadece temas ettiği o çok ince katmanda etki yaratır, derine inmez. Prostat kapsülünün hemen milimetrelerce uzağından idrar tutmamızı sağlayan kaslar ve cinsel fonksiyonları yöneten hassas sinir ağları geçtiği düşünüldüğünde, ısının derine yayılmaması bu hayati yapıların korunması açısından kritik bir önem taşır.

Tedaviler hakkında detaylı bilgi almak ve randevu oluşturmak için hemen bizimle iletişime geç!

Hangi Hastalar Thulium (ThuLEP) Ameliyatı İçin Daha Uygun Kabul Edilir?

Geçmiş dönemlerde kapalı prostat ameliyatlarının yapılıp yapılamayacağını belirleyen en önemli faktör prostatın gramajıydı. Belirli bir ağırlığın üzerindeki prostatlar için kapalı yöntemlerin süresi çok uzadığı ve riskler arttığı için hastalar zorunlu olarak açık cerrahiye yönlendirilirdi. Thulium (ThuLEP) yöntemi ise anatomik bir sıyırma işlemi olduğu için prostatın boyutundan bağımsız olarak uygulanabilir. Hastanın prostatı ister oldukça küçük, isterse yüzlerce gram ağırlığında devasa boyutlarda olsun, işlem yine herhangi bir kesi yapılmaksızın aynı kapalı yoldan başarıyla tamamlanabilir. Bu sayede prostatı çok büyük olan hastalar da açık cerrahinin zorluklarından korunmuş olur.

Cerrahi müdahale kararının alınmasında etkili olan başlıca tıbbi durumlar şunlardır:

  • İlaç tedavisinin yetersizliği
  • Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları
  • İdrar yapamama durumu
  • Sonda kullanım zorunluluğu
  • Mesanede taş oluşumu
  • Böbrek fonksiyonlarında bozulma
  • Tekrarlayan kanamalar

Bunun yanı sıra Thulium (ThuLEP) cerrahisinin sağladığı çok önemli bir diğer avantaj, ileri yaş ve ek hastalıkları olan hastalar için sunduğu güvenliktir. Birçok BPH hastası aynı zamanda kalp ritim bozukluğu, damar tıkanıklığı, stent veya by-pass geçmişi nedeniyle kan sulandırıcı ilaçlar kullanmaktadır. Eski yöntemlerde ciddi kanama riski olduğu için bu ilaçların ameliyattan günler önce kesilmesi gerekirdi ve bu durum hastayı kalp krizi gibi ciddi risklerle baş başa bırakırdı. Thulium lazer dokuyu keserken aynı anda çevredeki küçük kan damarlarını sıcağın etkisiyle anında mühürler. Kanama kontrolü çok güçlü olduğu için, gerekli kardiyoloji düzenlemeleri yapılarak kan sulandırıcı kullanan hastaların ilaçları tamamen kesilmeden veya çok kısa süreli güvenli değişimlerle ameliyata alınması büyük ölçüde mümkün hale gelir.

Thulium (ThuLEP) Operasyonu Öncesinde Hastaları Hangi Hazırlıklar Bekler?

Ameliyat kararı netleştikten sonra, hastanın genel sağlık profilini ve prostatın yapısını anlamak amacıyla kapsamlı bir hazırlık süreci başlar. Bu dönemde amaç hastanın cerrahiye en güvenli şekilde girmesini sağlamak ve olası riskleri önceden belirlemektir. Düzenli olarak kullanılan tüm ilaçlar, özellikle tansiyon, şeker ve kalp ilaçları hekimler tarafından değerlendirilir. Gerekli durumlarda anestezi ve kardiyoloji uzmanlarından görüş alınarak ameliyat günü için hastaya özel bir planlama yapılır. Hastalar genellikle işlemden önceki gece yeme içmeyi keserek hastaneye gelirler. Ameliyatın şekli ve hastanın tıbbi durumuna göre genel anestezi (tamamen uyutulma) veya belden aşağısının uyuşturulduğu spinal anestezi seçenekleri değerlendirilir ve ortak bir karar verilir.

Operasyon öncesi süreçte hastanın sağlık durumunu detaylıca haritalandırmak için istenen tetkikler şunlardır:

  • Tam kan sayımı
  • Böbrek fonksiyon testleri
  • Kanda PSA ölçümü
  • Tam idrar tahlili
  • İdrar kültürü
  • Üroflowmetri testi
  • Üriner ultrasonografi
  • Elektrokardiyografi

Bu tetkikler sayesinde prostatın boyutu, mesanede kalan idrar miktarı, idrar akış hızı ve böbreklerin genel durumu hakkında net veriler elde edilir. İdrar yollarında aktif bir enfeksiyon saptanırsa, işlem öncesinde uygun antibiyotik tedavisiyle bu durum kontrol altına alınır. Hastanın zihinsel ve fiziksel olarak sürece hazırlanması, ameliyat başarısına olumlu katkı sağlar.

Kapalı Bir İşlem Olan Thulium (ThuLEP) Ameliyatı Adım Adım Nasıl Gerçekleştirilir?

İşlem günü hasta ameliyathaneye alındığında ve gerekli anestezi sağlandığında, ameliyat jinekolojik muayene masasına benzer özel bir pozisyonda gerçekleştirilir. Operasyonun hiçbir aşamasında vücudun dışından bir neşter veya kesici alet kullanılmaz. Cerrah, ucunda yüksek çözünürlüklü bir kamera ve lazer iletim fiberi bulunan çok ince, özel bir aletle idrar deliğinden içeri doğru yavaşça ilerler. Tüm süreç içerideki görüntünün büyütülerek ekrana yansıtılmasıyla son derece net bir şekilde takip edilir.

Ameliyat boyunca içeriği net görebilmek ve içeriyi temiz tutmak adına sürekli olarak bir sıvı akışı sağlanır. Geçmişteki kapalı ameliyatlarda kullanılan özel sıvılar, işlem uzun sürdüğünde vücut tarafından emilerek kanın tuz dengesini bozabiliyor ve tehlikeli sonuçlar doğurabiliyordu. Thulium (ThuLEP) ameliyatında ise yıkama sıvısı olarak vücudun kendi sıvısıyla aynı özelliklere sahip olan fizyolojik serum kullanılır. Bu sayede vücut bu sıvıyı emse bile herhangi bir zehirlenme riski oluşmaz ve operasyon süresi güvenle istenilen kadar uzatılabilir.

İçerideki anatomi incelendikten sonra asıl sıyırma işlemi başlar. Bu aşamayı gözümüzde canlandırmak için prostatı kabuklu bir portakala benzetebiliriz. Portakalın kalın dış kabuğu prostatın kapsülünü, içerisindeki yenilen meyve kısmı ise yıllar içinde büyüyerek idrar yolunu tıkayan iç prostat dokusunu temsil eder. Cerrah, Thulium lazer enerjisini kullanarak meyveyi kabuğundan ayırır gibi tıkayıcı iç dokuyu dış kapsülden milimetrik olarak sıyırır. Bu işlem sırasında idrar tutmamızı sağlayan büzük kaslarının zarar görmemesi için dokuyu fazla germeyen koruyucu manevralar uygulanır. Ayrılan her prostat lobu (parçası), geçici olarak mesanenin yani idrar kesesinin içine doğru itilir. Sıyırma işlemi boyunca karşılaşılan kan damarları lazerle eş zamanlı olarak kapatıldığı için oldukça temiz ve kansız bir cerrahi alan elde edilir. Kapsül tamamen temizlendiğinde idrar yolu genişlemiş ve tıkanıklık ortadan kalkmış olur.

Tedaviler hakkında detaylı bilgi almak ve randevu oluşturmak için hemen bizimle iletişime geç!

Thulium (ThuLEP) İşleminde Çıkarılan Dokulara Ne Olur ve Patolojinin Önemi Nedir?

Lazerle sıyrılarak mesanenin içine atılan prostat dokuları, idrar kanalından bütün halde dışarı çıkarılamayacak kadar büyüktür. Bu aşamada işlemi tamamlayabilmek için kamera sisteminin içerisinden mesaneye morselatör adı verilen özel bir tıbbi cihaz yerleştirilir. Bu cihazı mekanik bir vakumlu öğütücüye benzetebiliriz. Cihazın ucu mesanenin tam ortasında güvenli bir mesafede tutulur. Serbest haldeki büyük prostat dokuları bu cihaz tarafından güçlü bir şekilde vakumlanır, içindeki dönen ince bıçaklar sayesinde çok hızlı bir şekilde küçük parçalara ayrılarak sıvı yardımıyla vücut dışındaki özel filtreli toplama kaplarına çekilir. Cihazın tasarımı sadece hedeflenen prostat dokusunu çekecek şekilde yapıldığı için mesane duvarına zarar verme riski oldukça düşüktür.

Eski tip bazı lazer buharlaştırma yöntemlerinde prostat dokusu ısı ile yok edildiğinden geriye incelenecek bir doku kalmazdı. Thulium (ThuLEP) yönteminde ise morselatör ile parçalanarak dışarı alınan prostat etlerinin tamamı özel solüsyonlar içinde patoloji laboratuvarına gönderilir. Bu adım son derece hayati bir öneme sahiptir. Çünkü iyi huylu prostat büyümesi teşhisiyle ameliyata alınan hastaların küçük bir kısmında, ameliyat öncesi testlerde veya muayenelerde hiç belirti vermemiş ve tespit edilememiş gizli prostat kanseri odakları bulunabilir. Dışarı çıkarılan tüm dokunun mikroskop altında hücre hücre incelenmesi sayesinde, eğer varsa bu erken evre kanser hücreleri tespit edilir ve hasta için hayat kurtarıcı olan erken dönem takip veya tedavi protokolleri hemen başlatılır.

Thulium (ThuLEP) Ameliyatı Sonrası Hastanede Kalış ve İyileşme Süreci Nasıldır?

Dokuların dışarı alınması ve içerideki kanama odaklarının tamamen kontrol edildiğinden emin olunmasının ardından hastaya üç yollu, yumuşak bir idrar sondası takılarak ameliyat sonlandırılır. Sondanın içerisinden mesaneye sürekli sıvı verilerek içerinin temiz kalması ve pıhtı oluşumunun engellenmesi sağlanır. Kanama riski lazer enerjisi sayesinde en alt düzeyde tutulduğu için, hastalar genellikle ameliyattan sonraki 1 ila 2 gün gibi kısa bir süre içerisinde sondalarından kurtulurlar. Sonda çıkarıldıktan sonra hastanın kendi kendine idrarını rahatça yapabildiği görülürse taburculuk işlemi planlanır.

Taburcu olduktan sonraki ilk birkaç haftalık hassas dönemde dikkat edilmesi gereken temel unsurlar şunlardır:

  • Bol su içilmesi
  • Ağır eşya kaldırılmaması
  • Ikınmaktan kaçınılması
  • Kabızlık önleyici beslenme
  • Acılı gıdaların tüketilmemesi
  • Baharatlı yiyeceklerden uzak durulması
  • Asitli içeceklerin kısıtlanması
  • Düzenli kısa yürüyüşler

İyileşme sürecinin ilk günlerinde idrar yaparken hafif bir yanma, sızlama, idrara her zamankinden biraz daha sık gitme ihtiyacı veya idrar renginde hafif pembeleşmeler görülmesi beklenen, normal fizyolojik durumlardır. Bu durumlar prostatın alındığı bölgede oluşan yara dokusunun iyileşme sürecinin bir parçasıdır ve günler içinde azalarak kaybolur. Hastalar çoğunlukla ilk hafta içinde masa başı işlerine veya hafif günlük aktivitelerine dönebilirler. Tam fiziksel iyileşme ve normal yaşantıya dönüş ise genellikle 4 ila 6 hafta içinde tamamlanmış olur. Bu sürenin sonunda gece idrara kalkmalar belirgin şekilde azalır, idrar akış hızı yıllar önceki sağlıklı günlerine geri döner ve hastanın yaşam kalitesi önemli ölçüde artar.

İdrar Tutma Kontrolü Thulium (ThuLEP) Sonrasında Nasıl Bir Seyir İzler?

Ameliyat kararı alan hastaların zihinlerini kurcalayan en büyük endişelerden biri, işlemden sonra idrar kaçırma problemi yaşayıp yaşamayacaklarıdır. Sağlıklı bir bireyde idrarı tutmayı sağlayan temel yapı prostatın hemen uç kısmında yer alan eksternal sfinkter adı verilen büzük kasıdır. Thulium lazer enerjisinin dokuda çok sığ ilerlemesi ve işlemlerin yüksek çözünürlüklü kameralar altında yapılması, bu kas yapısının anatomik olarak korunmasına büyük olanak sağlar. Kasa kalıcı bir zarar verilme ihtimali oldukça düşüktür.

Bununla birlikte ameliyattan sonraki ilk haftalarda bazı hastalar öksürürken, hapşırırken veya aniden ayağa kalkarken damla damla idrar kaçırdıklarını veya tuvalete yetişmekte zorlandıklarını hissedebilirler. Bu durum büyük çoğunlukla sfinkter kasının kalıcı olarak zarar görmesinden kaynaklanmaz. Yıllar boyunca büyümüş bir prostatın baskısı altında sıkışmış olan idrar tutma sistemi, tıkanıklık ortadan kalktığında aniden boşluğa düşer ve kısa süreli bir sersemleme (gevşeme) yaşayabilir. Ayrıca işlem sırasında aletlerin geçişine bağlı olarak dokularda geçici ödemler oluşur. Bu geçici adaptasyon süreci, hastanın yapacağı pelvik taban (Kegel) egzersizleri ve zamanın geçmesiyle haftalar içinde düzelme eğilimi gösterir. Hastaların çok büyük bir bölümünde altıncı ayın sonunda idrar tutma fonksiyonları tamamen eski düzenine girmiş olur ve kalıcı bir sorun kalması beklenmez.

Thulium (ThuLEP) Cerrahisinin Cinsel Yaşama ve Sertleşmeye Etkileri Nelerdir?

İdrar kaçırmanın yanı sıra ereksiyon (sertleşme) fonksiyonunun kaybı da hastaları endişelendiren bir diğer konudur. Erkeklerde peniste sertleşmeyi sağlayan karmaşık sinir ağları ve damar paketleri, prostat bezinin hemen dışından, yani kapsülün arka yan taraflarından seyreder. ThuLEP yöntemi, içerideki adenomu kapsülden ayırarak ilerlediği için ve Thulium lazer enerjisi dışarıdaki sinirlere ulaşacak derinliğe inemediği için, bu hayati sinir ağlarının korunması yüksek oranda hedeflenir. Dolayısıyla operasyon öncesinde sağlıklı bir sertleşme yeteneğine sahip olan hastaların, ameliyat sonrasında da bu yeteneklerini büyük ölçüde korudukları klinik takiplerde görülmektedir. Ameliyat tek başına sertleşme kaybına neden olan bir faktör olarak değerlendirilmez.

Ancak operasyonun cinsel hayat üzerindeki mekanik bir etkisi vardır ve bunun hastalar tarafından net bir şekilde bilinmesi gerekir. Tıkanıklık yaratan prostat dokusu çıkarıldığı ve mesane boynu genişletildiği için, ameliyat sonrasında hastaların büyük bir kısmında orgazm anında dışarı atılan meninin (spermin) doğal yönüne değil idrar kesesine doğru geriye kaçtığı görülür. “Retrograd ejakülasyon” adı verilen bu duruma halk arasında kuru boşalma da denir. Geriye kaçan bu sıvı daha sonra ilk idrar yapıldığında vücuttan zararsız bir şekilde atılır. Bu anatomik değişiklik hastanın sertleşme kalitesini, cinsel arzusunu veya orgazm hissini, orgazmdan aldığı hazzı olumsuz etkilemez; sağlığa hiçbir zararı yoktur. Sadece hastanın çocuk sahibi olma (fertilite) potansiyelini teknik olarak değiştireceği için, özellikle genç yaşta olan ve gelecekte doğal yollarla çocuk sahibi olmayı planlayan hastaların ameliyat öncesinde bu durumu detaylıca hekimleriyle görüşmesi önemlidir.

Thulium (ThuLEP) Sonrası Uzun Dönem Beklentiler ve Tekrarlama Riski Nedir?

Bu işlemin hastalar için sunduğu en büyük güven unsurlarından biri uzun dönemdeki kalıcı rahatlamadır. Eski içeriden kazıma (TUR-P) yöntemlerinde kanalın tıkanmaması için bir oyuk açılır, ancak kabuğa yakın yerlerde mutlaka bir miktar prostat dokusu bırakılırdı. Genetik olarak büyümeye kodlanmış olan bu artık dokular yıllar içinde yavaş yavaş tekrar büyüyebilir, idrar yolunu tekrar tıkayabilir ve yaklaşık her on hastadan birinin on yıl içinde yeniden ameliyat masasına yatmasını gerektirebilirdi.

Thulium (ThuLEP) enükleasyon yönteminde ise anatomik kapsül sınırına inilerek prostatın büyüyebilecek iç etli kısmı (adenomu) tabiri caizse kökünden, tek parça halinde sıyrılarak çıkarılır. Geriye büyüme potansiyeli taşıyan bir hastalık dokusu kalmadığı için ilerleyen yıllarda prostatın tekrar büyüyerek hastaya sıkıntı yaratma ihtimali oldukça düşüktür. Yapılan uzun süreli klinik takipler, ThuLEP geçirmiş hastaların onlu yıllar sonrasında bile yeniden ameliyat ihtiyacı duymadığını göstermektedir. Hastalar, ameliyat sonrası iyileşme dönemi tamamlandıktan sonra yıllar boyunca tuvalet endişesi taşımadan seyahat edebilir, geceleri kesintisiz ve kaliteli uykularına geri dönebilir ve genel sağlık durumlarında gözle görülür bir rahatlama yaşarlar. Özetle uzman ellerde ve doğru bir planlamayla uygulanan Thulium lazer cerrahisi, prostat büyümesinden muzdarip hastalara konforlu, dokuları koruyan ve uzun ömürlü bir çözüm sunmayı hedefler.

Blog Yazıları

Açık Prostatektomi Ameliyatı Yorumları

Açık prostatektomi ameliyatı yorumları incelendiğinde hastalar, [...]

Devamını Oku
Thulium Lazer Prostat Ameliyatı (ThuLEP) Ameliyatı Yorumları

ThuLEP (Thulium Lazer Prostat Ameliyatı) hasta [...]

Devamını Oku
Holep Prostat Ameliyatı Olanların Yorumları

HoLEP prostat ameliyatı olanların yorumları, tedavinin [...]

Devamını Oku
Rezum Tedavisi (Su Buharı İle Prostat Tedavisi) Olanların Yorumları

Rezum tedavisi olanların yorumları; işlemin ağır [...]

Devamını Oku
Prostat TUR (TUR-P) Ameliyatı Olanların Yorumları

Prostat TUR (TUR-P) ameliyatı olanların yorumları, [...]

Devamını Oku
Böbrek Büyümesi (Hidronefroz) Tedavisi Yorumları

Böbrek büyümesi (hidronefroz) tedavisi hasta yorumları, [...]

Devamını Oku
Böbrek İltihabı (Piyelonefrit) Tedavisi Yorumları

Böbrek iltihabı (piyelonefrit) tedavisi yorumları, hastaların [...]

Devamını Oku
Böbrek Taşı Tedavisi Yorumları

Böbrek taşı tedavisi yorumları, kişiye en [...]

Devamını Oku